”Everyone is a Ferrari fan. Even if they say they’re not, they are Ferrari fans.” ”Herkes bir Ferrari hayranıdır. Öyle olmadıklarını söyleseler bile, Ferrari hayranıdırlar.” Bu cümleler 4 kez Dünya şampiyonu Sebastian Vettel tarafından söylendi, Ferrari için yanan bir yürekten bahsedeceğiz bugün ki yazımızda.
3 Temmuz 1987’de Heppenheim, Bergstraße, Hesse, Batı Almanya’da dünyaya geldi küçük Seb. 3 yaşına gelir gelmez yarış tutkusu damarlarında dolaşıyordu bile, 3 yaşında karting ile başladığı bu hikayede en büyük idolü ise Michael Schumacher’dı. 1994’te ilk yerel karting yarışını kazanan küçük Seb 7 yaşında kahramanı Michael ile tanışmış oldu, ardından Michael ise ilk şampiyonluğu kazanmıştı, Seb’in gözünde daha da kahramanlaşmıştı.
1997’de Vettel profesyonel karting kategorisinde yarışmaya başladı. 97-2000 arasında art arda NRW ve DMV Almanya şampiyonasını kazandı. 2001’de ICA Avrupa karting şampiyonasını kazandı fakat 2002’de performansı şampiyon olmaya yetmedi ve maalesef 6. sırada bitirdi
FORMULA BMW ADAC 2003-2004
2003
Sebastian Vettel, 2003 yılında pilotluk kariyerinde önemli bir adım attı ve BMW ADAC tek koltuklu serisinde yarışmaya başladı. Eiffelland Racing Team’e katılarak Andreas Wirth ile takım arkadaşı oldu. Formula BMW’deki ikinci sezonunda mücadele eden Vettel, hemen dikkatleri üzerine çekti. Neredeyse her yarışta takım arkadaşını geride bırakmayı başardı ve sezon boyunca gösterdiği performansla etkileyici bir istatistik yakaladı: On dokuz yarışta beş galibiyet, beş pol pozisyonu ve on iki podyum. Ancak bu sonuçlar şampiyonluk için yeterli olmadı ve sezonu Maximilian Götz’ün ardından ikinci sırada tamamladı.

2004
Vettel, 2004 yılında Formula BMW serisinde kalmayı tercih etti ancak Eifelland Racing’den ayrılarak Berlin-Brandenburg takımına geçti. Bu sezon onun için tam anlamıyla bir zafer yılı oldu. Sezon boyunca üstün bir performans sergileyerek yirmi yarışın on sekizini kazandı ve mutlak bir dominasyon kurdu. Ayrıca hiçbir yarışta üçüncülüğün altına düşmeyerek istikrarlı ve etkileyici bir grafik çizdi.

Formula 3 (2005-2006)
2005
Formula BMW’de gösterdiği etkileyici performansın ardından Vettel, 2005 yılında bir üst kategoriye geçerek Formula 3’e adım attı. Formula 3 Euro Series’de mücadele etmek üzere German ASL Motorsport Team ile anlaşma sağladı. Sezona beklenenden daha yavaş bir başlangıç yaptı ve özellikle ilk yarıda istediği sonuçları almakta zorlandı. Ancak sezon ilerledikçe daha tecrübeli pilotlarla rekabet etmeye başladı.

Vettel, bu dönemde yedi kez Formula 1 Dünya Şampiyonu olacak Lewis Hamilton ile sık sık mücadele etti. Hamilton genellikle yarışları lider götürürken, Vettel çoğunlukla ikinci sırada yer aldı. Sezon boyunca çıktığı 12 yarışta beş kez podyuma çıkmayı başaran Vettel, şampiyonayı beşinci sırada tamamladı.
Ayrıca, Formula 3’ün en prestijli yarışlarından biri olan Macau Grand Prix’ye katıldı. Bu yarışta etkileyici bir performans sergileyerek, Lucas Di Grassi ve Robert Kubica’nın ardından üçüncü sırada finiş gördü.
2006
Vettel, 2006 sezonunda Formula 3’te ASL Mücke Motorsport takımında yarışmaya devam etti. Takım arkadaşları arasında gelecekte Formula 1’e adım atacak Paul di Resta, Kamui Kobayashi ve Giedo van der Garde gibi isimler yer aldı.
Sezonun daha ilk yarışından itibaren Vettel, rekabetçi ve şampiyonluk ruhuna sahip bir pilot olduğunu kanıtladı. Pistte en büyük rakibi, aynı zamanda yakın arkadaşı olan Paul di Resta oldu. Sezonun ortalarına gelindiğinde ikili, şampiyona puanlarında neredeyse eşit durumdaydı.

Ancak Vettel, Formula Renault yarışlarında talihsiz bir kaza geçirdi ve neredeyse bir parmağını kaybediyordu. Doktorlar ona şampiyonadan çekilmesini önerdi, ancak o pes etmeyi reddetti. Kazadan sadece dört hafta sonra F3 Zandvoort yarışında tekrar kokpite döndü. Bu kararlılığı, pistteki rakiplerine vazgeçmeyeceğini gösterdi. Ancak sakatlığı nedeniyle sezonun geri kalanında en yüksek performansını sergileyemedi ve Paul di Resta şampiyonluk ipini göğüsledi.
Formula Renault (2006-2007)
2006
Vettel, 2006 yılında Renault Formula serisinde Carlin Motorsport ile Misano ve Spa-Francorchamps’ta yarıştı. Yarışlara hızla adapte oldu ve Misano’daki yarışı kazandı. Aslında, yarışı Pastor Maldonado birinci sırada tamamlamıştı, ancak diskalifiye edilmesiyle zafer Vettel’e geçti.
Vettel, Misano’daki başarısını tekrar etmek istese de Spa-Francorchamps’ta talihsiz bir an yaşadı. Yarışın ortasında yağmur nedeniyle ıslanan pistte spin attı ve bariyerlere çarptı. Kazanın ardından enkaz incelendiğinde, bir parmağının ciddi şekilde kesildiği ve bir diğerinin ise neredeyse kopma noktasına geldiği görüldü. Ancak genç Alman pilot, Grand Prix kariyerini bitirebilecek kadar ciddi bir kazayı yalnızca birkaç parmak sakatlığı ile atlatmayı başardı. Yine de sezonun geri kalanında yarışamadı ve pistlerden uzak kalmak zorunda kaldı.
2007
2006 sezonunda geçirdiği kaza nedeniyle ara veren Vettel, 2007 yılında tamamen iyileşerek yarışlara geri döndü. Carlin Motorsport adına mücadele eden Vettel, hızını ve rekabetçiliğini kanıtladı. Nürnberg’de gerçekleşen yarışta birincilik elde etti ve sezonun geri kalanında iki kez podyuma çıktı.

Vettel, şampiyonanın büyük bir bölümünde liderdi ve Macaristan yarışına kadar zirvedeki yerini korudu. Ancak sezonun ilerleyen döneminde Formula 1’den gelen fırsatı değerlendirmek istedi. Toro Rosso takımıyla bir yarış koltuğu elde eden Vettel, bu büyük adımı atmak için Renault serisini bırakmayı tercih etti.
Formula 1 2005
2005- Williams
Formula BMW’deki etkileyici performansıyla dikkat çeken Vettel, tüm yarışları kazanarak Williams ekibinin ilgisini çekmeyi başardı. Bu başarısı ona 2005 yılında Williams tarafından BMW aracını test etme fırsatını kazandırdı.

27 Eylül 2005’te, Circuito de Jerez 99 pistinde ilk kez bir Formula 1 aracının direksiyonuna geçti. Vettel ile birlikte, o dönemde Williams’ın yarış pilotu olan Mark Webber ve test sürücüsü Nico Rosberg de testlerde yer aldı. Vettel, Williams FW27 ile yaklaşık üç saat boyunca piste çıktı ve toplamda 25 tur attı.
2006-2007: BMW Sauber
2006
2006 yılında BMW, Sauber F1 takımını satın alarak adını BMW Sauber olarak değiştirdi. Bu değişiklikle birlikte Vettel, Williams’tan ayrılarak BMW Sauber takımına katıldı.

6 Haziran 2006’da Vettel, kariyerinde ikinci kez bir Formula 1 testine çıktı ve bu kez F1 pilotu Robert Kubica ile birlikte sürüş yaptı. Daha önce Williams ile yaptığı testlerden daha kapsamlı bir deneyim elde eden Vettel, BMW Sauber ile toplam 83 tur tamamladı ve araca hızlı bir şekilde adapte oldu.
Ağustos 2006’da, BMW Sauber sürücüsü Jacques Villeneuve’ün takımdan ayrılmasıyla birlikte, yedek pilot olan Robert Kubica ikinci yarış koltuğuna geçti. Bu gelişme sonucunda, Vettel takımın resmi test ve yedek pilotu oldu ve sezon boyunca BMW Sauber’e katkı sağladı.
Vettel’in ilk resmi Formula 1 Grand Prix hafta sonu, Türkiye’de gerçekleşen İstanbul Grand Prix’sinde oldu. Antrenman turlarında etkileyici bir performans sergileyerek hafta sonunun en hızlı turunu attı. Aynı başarıyı Monza’daki İtalya Grand Prix’sinde de tekrarladı. Sezonun son üç yarışında da cuma antrenman turlarında piste çıktı ve Monza ile Silverstone Grand Prix’lerinde test sürücüsü olarak görev yaptı.
Genç Alman pilotun hız ve kararlılığı, takımların dikkatini çekmeye devam etti ve Formula 1’de kalıcı bir koltuk alma yolunda emin adımlarla ilerledi.
2007
Sebastian Vettel, 2007 Formula 1 sezonunda BMW Sauber için test sürücüsü ve yedek pilot olarak görevine devam etti. Sezon öncesi testlerde oldukça başarılı bir performans sergileyerek takımın dikkatini çekti. Ardından Avustralya ve Malezya Grand Prix’lerinde antrenman turlarında yer aldı ve BMW Sauber’in F1.07 aracıyla hız testleri ile değerlendirme çalışmalarına katıldı.
Sezonun ilerleyen bölümlerinde, Kanada Grand Prix’sinde BMW Sauber’in ana pilotu Robert Kubica korkutucu bir kaza geçirdi. Aracının yüksek hızda bariyerlere çarpması sonucu ciddi bir darbe alan Kubica’nın ayak bileği burkuldu ve sonraki yarış olan ABD Grand Prix’sine katılamayacağı açıklandı. Bu gelişme üzerine, takım yedek pilotu Vettel’i Indianapolis’te yarışmak üzere piste çıkardı.

Indianapolis pistinde daha önce hiç yarışmamış olmasına rağmen, Vettel formasyon turlarında en hızlı araçlardan biri olduğunu gösterdi. Sıralama turlarında etkileyici bir tur atarak yedinci sırayı elde etti ve takım arkadaşı Nick Heidfeld’in iki sıra arkasında yer aldı. Ancak yarış başlangıcı onun için zorlu geçti; ilk virajdan önce 11. sıraya geriledi.
Yarış boyunca istikrarlı bir performans sergileyen Vettel, temposunu koruyarak sekizinci sıraya kadar yükseldi. Yarışın son anlarında Mark Webber’in Red Bull’u tarafından baskı altına alınsa da yerini korumayı başardı ve sekizinci sırada bitiş çizgisini geçti. Bu başarısıyla, henüz 19 yaşında Formula 1 tarihinde puan alan en genç sürücü unvanını kazandı.
Bir sonraki yarış olan Fransa Grand Prix’sinde, iyileşen Robert Kubica koltuğuna geri döndü. Vettel ise tekrar test sürücülüğü ve yedek pilotluk görevine döndü, ancak bu yarıştaki performansı onun ilerleyen dönemde tam zamanlı bir F1 koltuğu almasına zemin hazırladı.
2007-2008 TORRO ROSSO
2007
Vettel, 2007 Amerikan Grand Prix’sinde BMW Sauber adına yarıştıktan sonra Toro Rosso’nun dikkatini çekti. 31 Temmuz’da Scott Speed’in yerine getirildi ve takım arkadaşı Vitantonio Liuzzi oldu. Kısa süre sonra 2008 için de Toro Rosso ile anlaştı.
Macaristan GP’sinde ilk yarışına çıktı ancak 16. sırayı aldı ve zor bir yarış geçirdi. Türkiye GP’sinde ise pit stop sırasında motorunun stop etmesiyle 20. oldu. Sezonun devamında Monza’da umut vadeden bir sıralama performansı sergilese de yarışı 18. sırada bitirdi. Belçika GP’sinde lastik sorunları nedeniyle erken yarış dışı kaldı.
Japonya GP’sinde yağmurlu koşullarda harika bir yarış çıkararak 3. sıraya kadar yükseldi ancak Mark Webber’e arkadan çarparak yarış dışı kaldı. Bu olay sonrası Çin GP’sinde grid cezası aldı. Buna rağmen muhteşem bir performans sergileyerek 4. sıraya kadar yükseldi ve Toro Rosso’ya en iyi sonucunu getirdi.

Sezonun son yarışı Vettel için hayal kırıklığı oldu; hidrolik arıza nedeniyle yarışı tamamlayamadı. Ancak yılın sonunda gösterdiği performans, gelecekte büyük bir yıldız olacağının sinyallerini verdi.
2008:
Vettel, 2008 sezonuna Scuderia Toro Rosso ile devam etti ve yeni takım arkadaşı, dört kez karting şampiyonu Sébastien Bourdais oldu. Toro Rosso, sezon öncesi testlerde rekabetçi görünse de, Vettel ilk yarış olan Avustralya GP’sinde kaza yaparak yarış dışı kaldı. Sezon başında hidrolik arızaları, kazalar ve mekanik sorunlarla mücadele eden Vettel, ancak Monako GP’sinde 5. olarak ilk puanlarını aldı.

Sezon ilerledikçe Toro Rosso’nun yeni STR3 şasisiyle performansı arttı. Kanada GP’sinde 8., Britanya GP’sinde ise talihsiz bir kaza sonucu yarış dışı kaldı. Almanya ve Avrupa GP’lerinde istikrarlı puanlar topladı ve Red Bull’un fabrika takımındaki pilotları geride bırakmaya başladı.
En büyük başarısını Monza’daki İtalya GP’sinde elde etti. Islak zeminde sıralamalarda en hızlı turu atarak pole pozisyonunu kazandı ve yarış boyunca mükemmel bir sürüş sergileyerek birinciliğe ulaştı. Bu zafer, hem Toro Rosso’nun ilk galibiyeti hem de Vettel’in F1 tarihinde yarış kazanan en genç pilot unvanını almasını sağladı. Sezonu 8. sırada tamamlayan Vettel, gösterdiği performansla büyük takımların dikkatini çekti.
2009-2014: Red Bull Racing
Sebastian Vettel, 2009 sezonunda Red Bull Racing’e katılarak Mark Webber ile takım arkadaşı oldu. Sezona Avustralya GP’sinde güçlü bir başlangıç yaptı ancak Kubica ile çarpışarak yarış dışı kaldı. Malezya GP’sinde ceza nedeniyle geriden başladı ve şiddetli yağmur nedeniyle tamamlanamayan yarışı puansız bitirdi. Çin GP’sinde pol pozisyonunu kazanan Vettel, Red Bull’un ilk zaferini ve dublesini getirdi. Bahreyn’de 2., İspanya’da 4. oldu. Monako’da lastik sorunları ve bir kaza nedeniyle yarış dışı kalırken, Türkiye GP’sinde pol pozisyonundan başlasa da 3 pit stop stratejisi nedeniyle 3. oldu. İngiltere GP’sinde pol pozisyonu, yarış galibiyeti ve en hızlı tur ile üstünlük sağladı.
2010’da Ferrari’den Alonso ile şampiyonluk mücadelesi verdi ve Abu Dabi’de kazanarak F1 tarihinin en genç şampiyonu oldu. 2011’de 19 yarışın 11’ini kazanarak ikinci dünya şampiyonluğunu elde etti. 2012’de mücadele daha çetin geçti; Brezilya GP’sinde erken bir temas sonrası geriye düşmesine rağmen toparlanarak 6. oldu ve Alonso’yu 3 puan farkla geçerek 3. kez şampiyon oldu.

2013’te Red Bull’daki son ve en baskın sezonunu yaşadı, 19 yarışın 13’ünü kazandı. Ancak 2014’te Turbo Hybrid çağı başladı ve Mercedes üstünlük kurarak Red Bull’un dominasyonunu bitirdi. Vettel galibiyetsiz bir sezon geçirip 5. oldu ve mutlu olmadığı takımından ayrılarak Ferrari’ye geçti. Schumacher gibi kırmızı tulumla şampiyonluk hayali kuran Vettel, Red Bull ile geçirdiği başarılı dönemin ardından yeni bir maceraya atıldı.

Scuderia Ferrari: 2015-2020
Sebastian Vettel, 2014 sezonunun sonunda Red Bull’dan ayrılarak, idolü Michael Schumacher gibi Ferrari’de yarışma hayalini gerçekleştirdi. Fernando Alonso’nun ayrılığı sonrası Maranello’ya katılan Vettel, ilk sezonunda Kimi Räikkönen’e karşı daha istikrarlı performans sergileyerek 3 galibiyet ve 14 podyumla şampiyonayı 3. sırada tamamladı. Malezya, Macaristan ve Singapur’da kazandığı yarışlarla Ferrari’deki en başarılı ilk sezonlardan birini geçirdi.

2016 yılı, düşen performans ve mekanik sorunlar nedeniyle zor geçti. 7 podyum elde etmesine rağmen galibiyet alamadı ve sezonu 4. sırada tamamladı. 2017’de Ferrari, rekabetçi bir araç sundu ve Vettel şampiyonluk mücadelesine geri döndü.
Sezonun ilk yarısını lider götürdü ancak Singapur’daki kaza ve teknik arızalar sonrası Mercedes’e karşı şansını kaybederek 2. oldu.

2018’de sezona güçlü başladı, ancak Almanya’daki hata sonrası düşüş yaşadı ve sadece Belçika GP’sini kazanarak yine 2. sırada bitirdi.
2019’da Ferrari’nin aerodinamik sorunları, Leclerc’in yükselişi ve bireysel hatalar Vettel’i zorladı. Sezon boyunca sadece Singapur’da kazandı ve 5. sıraya geriledi. 12 Mayıs 2020’de Ferrari’den ayrılacağını duyurdu ve 2021’de Aston Martin’e katılacağını açıkladı.

Ve 2022’de de Aston Martin’de iyi bir performans sağlayamadı ve sezounun sonunda emeklilik kararı aldı.

Yazımıza Sebastian Vettel’in dediği bir cümle ile son verelim: ”Bugünleri unutmamalıyız çünkü sonsuza kadar sürmez, sürdüğü kadar tadını çıkarın.”
Ve bir daha asla onun gibi bir pilot bu gride asla gelmedi.
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz yorumlarda konuşalım?
Formula 1