Formula 1’de skandallar pek sık yaşanmaz. Sonuçta bu spor, prestijiyle bilinir ve hiçbir takım ya da yönetim bunu riske atmak istemezdi. Takımlara ve sürücülere güvenen milyonlarca hayran vardı.” Peki ya bir takım tüm bunları hiçe sayıp tarihin en büyük skandallarından birine imza attıysa? Önce Renault’un 2007’deki durumuna göz atalım.

2005 ve 2006’daki şampiyonluklarından sonra Renault, F1 takımının bütçesini kısma yoluna gitmişti. Bunun yanında Renault’a çifte şampiyonluk getiren Fernando Alonso’yu McLaren’a kaptırmışlardı. Zaten düşük bütçeyle çalışan bir takımın bütçesinin daha da kısılması, birçok sorunu da beraberinde getirmişti. 2007 sezonunu Heikki Kovalainen ve Giancarlo Fisichella ile birlikte 6. ve 7. sırada kapatarak dönemin diğer takımlarına nazaran gayet iyi bir sezon geçirseler de sorunlar devam ediyordu.2008 sezonunda ise  iyi bir sezon geçiren Heikki Kovalainen’i de McLaren’a kaptırmışlardı. 2008 itibarıyla yaşlanan Fisichella’yı Force India’ya gönderen Renault, yerine 2006 GP2 ikincisi Nelson Piquet Jr.‘ı getirdi. Diğer koltuğa ise McLaren’de istediğini bulamayan ve geri dönen Fernando Alonso oturdu.

ING Renault Formula 1 Takımı ( Soldan Sağa ) Nelson Piquet Jr.- Flavio Briatore- Fernando Alonso

Şimdi tozlu takvim yapraklarını 28 Eylül 2008’e çevirelim. Formula 1 tarihinin ilk gece yarışı, Singapur GP Marina Bay sokak pistinde 28 Eylül 2008 tarihinde gerçekleşecekti.Singapur GP sezonun sondan dördüncü yarışıydı. Fernando Alonso sezonun o noktasına kadar sadece 28 puan toplamış ve hiç podyuma çıkamamıştı. Nelson Piquet Jr. ise yalnızca 7 puan alabilmişti ve Almanya Grand Prix’inde ikinci olarak podyuma çıkmıştı. Bu yüzden kalan yarışlarda mümkün olduğunca fazla puan toplamak zorundaydılar. Önce Piquet Jr. ilk sıralama turu seansında elendi ardından Alonso ikinci seansta tur atamadan teknik arıza yaşadı.  Sıralama turları beklentilerinin çok uzağında geçmişti ve yarışı 15. ve 16. sıralardan başlatacaklardı. Bu noktada takım patronu Briatore ve mühendislik şefi Symonds, kazanmak için baş başa verdiler.

Pazar günü yarışa 15. sıradan başlayacak olan Fernando Alonso’nun benzin deposunda az yakıt ve jantlarının üstünde ise süper yumuşak lastikler vardı. Bu durum ilginçti ne de olsa  2008 yılında, bugünkünden farklı olarak pit stoplar esnasında araçlar yakıt da alabilirdi ve yakıt stratejileri büyük önem taşırdı. Arkalarda kalan araçlar, depolarını ağzına kadar doldurup rakiplerinden bir pit stop az yaparak avantaj elde etmeye çalışırdı.Yarış başlamıştı ve Alonso’nun yarışın başında yakıt yükü ve lastik avantajıyla hızla ilerleyerek ilk sıralara yerleştiğine herkes şahit oldu. Ancak 10. turda yaptığı pitte sert lastiklere geçip ağır yakıt yükü almıştı. Bu stratejiyi dönemin spikeri James Allen da fark etmiş olsa da bunu Renault’un kazanmak için yaptığı bir strateji olarak yorumlamıştı ama gerçek üç tur sonra ortaya çıkacaktı. 14. turda Piquet Jr.’ın Renault’su duvara yapışmış durumda, pistin hareket yönünün tersine bakar şekilde duruyordu.

Kaza, güvenlik aracını kaçınılmaz hale getirecek kadar şiddetliydi. Üstelik enkazın bulunduğu bölgede kaçış alanı yoktu. Sonuç belliydi ; Güvenlik aracı piste girdi. O dönemdeki kurallara göre, yarışlarda güvenlik aracının ilk turunda pite girmek yasaktı ve bu kurala uymayan pilotlar 10 saniye dur-kalk cezası alıyordu. Piquet Jr.’ın kazası ise birçok aracın tam pit zamanında gerçekleşmişti ve bir tur daha atacak yakıtları bulunmamaktaydı. Dolayısıyla pilotlar el mahkum bir şekilde ceza almak pahasına araçlarını pite sürdüler. Pite giren pilotların çoğu piste geri dönse de şampiyonluk mücadelesi veren ve o noktada yarışı 1. sırada kontrol altında götüren Felipe Massa yakıt pompası ile birlikte pitten çıkmaya çalışınca pit yolunun sonunda kaldı. Sonrasında Ferrari mekanikerleri yakıt pompasını sökse de Massa, son sıraya düşmüş durumda, üstüne aldığı pitten geçme cezası ile yarışa devam etmek zorunda kalmıştı ve bu durumun sonunda Massa, sezon sonunda şampiyonluğu 1 puanla Hamilton’a kaptırdı. Bu olayların ardından Alonso, yarışın içinde kalmak için pite girmemiş 4 pilotun hemen arkasında 5. sıraya yerleşmişti. Yarışın doğal akışıyla Alonso, 1. sıraya yükseldi ve geri kalan yarışta pozisyonunu koruyarak Renault’ya iki yıl sonra ilk galibiyetini kazandırdı. Bu zafer, Alonso için kariyerinin en önemli galibiyeti olarak kabul ediliyor ve her sorulduğunda bu yarışı en iyi zaferi olarak nitelendiriyor.

Soldan sağa (Nico Rosberg,Fernando Alonso, Lewis Hamilton)

2008 sezonunda Singapur’da elde edilen zaferinin ardından Alonso ve Renault, bir hafta sonra Suzuka’da bir başka zafer daha kazandılar ve sezonu 61 puanla 5. sırada tamamladılar. Bu resmen, kötü bir sezonun beklenmedik sürpriziydi. Nelson Piquet Jr. ise kötü performansından dolayı 2009 sezonunun 10. yarış sonunda Briatore ve Renault yönetimi için tahammül sınırlarını aşmıştı. Macaristan GP’sinin ardından Piquet Jr. takımdan gönderildi.

30 Ağustos 2009’da ortaya atılan bir iddia ile başladı her şey. Takımdan gönderilen Piquet Jr., yaşananları tek tek anlatmaya başladı. İfadesinde, Briatore ve Symonds’ın Piquet Jr.’a kazayı nerede ve nasıl yapması gerektiğini anlattığını söyledi. Buna karşılık, Renault da Piquet Jr. aleyhinde “karalama” ve “şantaj” yapıldığı iddiasıyla karşı dava açacağını açıkladı. 10 Eylül’de Piquet, FIA’ya ikinci bir açıklama yaptı ve aynı gün 30 Temmuz’da yaptığı ilk açıklama medyaya sızdı. Piquet, Briatore ve Symonds’un kendisine o virajda kaza yapması emrini verdiklerini söylemişti. Alonso, konu hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadığını söyledi. 16 Eylül günü Renault, cezaya bir itirazda bulunmayacağını; Briatore ve Symonds’un ise takımdan ayrıldığını açıkladı. Bunun da üzerine 21 Eylül günü, Renault takımı F1’den ertelemeli 2 yıllığına men edildi ve başka bir kural ihlali durumunda ihraç edilecekleri ihtarı yapıldı. Symonds 5 yıl, Briatore ise ömür boyu F1’den men edildi.

Soldan sağa( Pat Symonds, Flavio Briatore.

Tüm bu olayların ardından Renault, baş sponsoru olan ING Bank’ın sponsorluğunu da kaybetti ve 2010 sezonu sonunda F1 takımını Lotus’a sattığını açıkladı.

Sonuç olarak bu skandal, sadece Renault ve ilgili kişiler için değil, Formula 1’in bütün prestiji açısından da büyük bir darbe oldu. Sporun güvenilirliği sorgulanırken, bu skandal, FIA’nın güvenilirliği konusunda da büyük tartışmalara neden oldu ve organizasyonun skandallar karşısındaki tutumu sorgulandı.
Fernando Alonso’nun skandalla doğrudan bağlantısı olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmaması, onun Formula 1’deki itibarını tam anlamıyla zedelemedi. Ancak bazı taraftarlar, Alonso’nun bu olaydan tamamen habersiz olduğuna hiçbir zaman inanmadı. Renault, 2016 yılında tekrar fabrika takımı olarak Formula 1’e döndü ve daha sonra Alpine markası altında yarışmaya başladı. Pat Symonds, cezasını tamamladıktan sonra Williams’ta teknik yönetici olarak çalışmaya devam etti. Flavio Briatore’nin F1’den ömür boyu men cezası alması, spordaki en ağır cezalarından biri olarak kayıtlara geçti. Singapur 2008 yarışı hâlâ tartışılan ve “hileyle kazanılan” bir yarış olarak hatırlanıyor. Piquet Jr.’ın bilerek yaptığı kazanın, tarihin en büyük F1 skandallarından biri olduğu konusunda herkes hemfikir. Ancak bu olay, aynı zamanda motorsporlarında takım emirlerinin ve etik dışı stratejilerin ne kadar ileri gidebileceğini gösteren bir ders olarak hafızalara kazındı.

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz yorumlarda tartışalım!

0 YorumlarYorumları Kapat

Yorum bırakın