Yüksek irtifasıyla motorları, sıcak havasıyla pilotları sınayan Meksika City Grand Prix, sezonun en teknik ve nefes kesici yarışlarından birine sahne oldu. Beş kırmızı ışığın sönmesiyle birlikte başlayan mücadelede, Lando Norris baştan sona kusursuz bir performans sergileyerek zaferi kucakladı ve şampiyona liderliğini takım arkadaşı Oscar Piastri’nin elinden sadece bir puan farkla aldı.
Ancak zafer sadece McLaren’e ait değildi. Charles Leclerc ve Max Verstappen arasında podyumun son anlarına kadar süren dişe diş savaş, izleyenlere gerçek bir strateji satrancı izlettirdi.
Haas’ın genç yıldızı Oliver Bearman ise dördüncülüğüyle dikkatleri üzerine çekti; takımına uzun süredir görmediği bir puan serisi kazandırarak haftanın sürücüsü olmaya aday bir performans sergiledi.
Bu yazıda, Meksika GP’nin startından son damalı bayrağa kadar yaşanan tüm olayları, stratejik hamleleri, cezaları ve teknik analizleri adım adım inceliyoruz. Norris’in kusursuz sürüşünden Ferrari’nin yeniden doğuşuna, Red Bull’un arayışlarından Haas’ın mucizesine kadar her detayı bulacaksınız.
Hazırsanız, yüksek irtifada nefes kesen bu yarışın perde arkasına birlikte bakalım.
1. Antrenman Seansı Leclerc Zirvede: Ferrari, Yüksek Rakıma Uyum Sağladı
2025 Meksika Grand Prix’sinin ilk antrenman seansı, Ferrari pilotu Charles Leclerc’in 1:18.380’lik derecesiyle zirvede tamamlamasıyla başladı. Leclerc, pistin zorlu koşullarına ve yüksek rakıma en iyi uyum sağlayan isim olarak dikkatleri üzerine çekti. Ferrari’nin son dönemdeki gelişimi, özellikle lastik yönetimi ve aerodinamik verimlilik noktasında kendini gösterdi.
Mercedes Genç Yeteneği Kimi Antonelli’den İyi Performans
Mercedes’in genç yıldızı Kimi Antonelli, Leclerc’in yalnızca 0.107 saniye gerisinde kalarak, güçlü bir performans sergiledi. İstikrarlı turlarıyla dikkat çeken Antonelli, Mercedes’in hızla gelişen aracına uyum sağladı ve takımının geleceği adına önemli sinyaller verdi.
Sauber’den Hülkenberg ve Bortoleto’dan Sürpriz Başarı
Nico Hülkenberg, 1.18.601’lik derecesiyle üçüncü sırada yer alarak, Sauber’in güçlü bir başlangıç yaptığını gösterdi. Hülkenberg’in istikrarlı sürüşü ve takım arkadaşı Gabriel Bortoleto’nun da beşinci sırada yer alması, Sauber’in potansiyelini ortaya koydu. Bu başarı, takımın gelişen aracına olan güveni artırdı.
McLaren ve Piastri: Yüksek Rakımda Dengeyi Buldu
McLaren pilotu Oscar Piastri, 1.18.737’lik derecesiyle dördüncü sırada yer aldı. McLaren’in yüksek rakımdaki performansı, aracın bu koşullarda nasıl geliştiğini gösteriyor. Piastri’nin tutarlı turları, takımın doğru yolda olduğunu işaret ediyor.
Red Bull Çaylağı Lindblad’dan Güçlü Performans
Avrupalı çaylak Arvid Lindblad, Red Bull aracıyla altıncı sırada yer alarak dikkatleri üzerine çekti. Yüksek rakımlı pistte, çaylak statüsünde olan Lindblad, yeteneğini göstererek, Red Bull’un genç pilotlar için ne denli umut verici bir geleceğe sahip olduğunu kanıtladı.
Haas’tan Ocon’dan İyi Performans, Hirakawa’dan Zorluklar
Haas pilotu Esteban Ocon, 1.18.846’lık derecesiyle yedinci sırada yer aldı ve orta hamur lastiklerle oldukça tutarlı bir performans sergiledi. Ocon, aracın dengesi açısından olumlu sinyaller verirken, takım arkadaşı Ryo Hirakawa 16. sırada kaldı ve daha fazla gelişmeye ihtiyaç duydu.
Williams’tan Albon’un İstikrarlı Performansı
Williams pilotu Alexander Albon, ilk on içinde yer alarak istikrarlı bir performans sergiledi. Albon, takımının gelişen aracıyla, Meksika’daki zorlu koşullara uyum sağladı ve Williams için olumlu bir başlangıç yaptı.
Aston Martin: Alonso 12., Crawford 19. Sırada
Aston Martin’de Fernando Alonso, 12. sırada yer alırken, takım arkadaşı Jak Crawford 19. sırada kaldı. Alonso’nun, takımın veri toplama odaklı çalıştığı göz önüne alındığında, bu derece pek sürpriz olmadı. Crawford’un çaylak statüsünde olduğu göz önüne alındığında, gelişme kaydedeceği beklentisi var.
Ferrari Test Pilotu Antonio Fuoco’dan Sürpriz Derece
Ferrari’nin test pilotu Antonio Fuoco, 20. sırada yer aldı. Test pilotları için genellikle hedef hız değil, araç verileri toplamak olduğundan, Fuoco’nun derecesi beklenen bir durumdu.
Sonuç ve Stratejiler: Yüksek Rakımda Lastik Aşınması Kritik Olacak
İlk antrenman seansı, takımların yüksek rakımda lastik ve aerodinamik verimlilik noktasında yaptığı gelişmeleri gösterdi. Takımlar, sıcaklık ve lastik aşınması gibi faktörler üzerinde çalışarak, yarışa yönelik stratejilerini belirleyecekler. Özellikle çaylaklar için bu hafta sonu büyük bir sınav olacak. Arvid Lindblad ve Kimi Antonelli gibi genç pilotlar, bu zorlu pistte kendilerini kanıtlama fırsatı bulacaklar.
2. Antrenman Seansı
Hafta sonunun bu oturumunda hava sıcaklığı 25 °C, pist yüzeyi sıcaklığı ise 46 °C olarak ölçüldü. Bu değerler, özellikle yüksek rakımlı Autódromo Hermanos Rodríguez pistinin atmosferiyle birleştiğinde ekiplerin hem soğutma hem lastik yönetimi açısından dikkatli olması gerektiğini gösteriyordu.
Pist değişimi ve ışıkların yeşile dönmesiyle birlikte pilotlar doğrudan piste çıktı. Grubu ilk yönlendiren isim ise Liam Lawson oldu — erken aşamada yola çıkan ve ilk turları atan driver olarak dikkat çekti.
İlk performanslar
Seansın ilk ciddi tur zamanı olarak, Charles Leclerc, sarı logolu yani orta sertlik lastiklerle (Medium) 1:18.669’luk bir turla zirveye yerleşti. Bu tur sırasında, aynı anda takım arkadaşı Lewis Hamilton ve Esteban Ocon (Haas) kısa bir pist dışı temas yaşadılar; araç kontrolü ya da lastik sıcaklık yönetimi açısından ufak işaretler verildi. Ayrıca Lando Norris, virajlarda araca dair sorunlar olduğunu ve sürüş güveninden biraz ödün verdiğini radyo iletişiminde dile getirdi.
15 dakika geride kaldığında Leclerc turunu bir adım daha geliştirerek 1:18.353’ü gördü. Bu noktada ikinci sırada yer alan Norris, Leclerc’in 0.328 saniye gerisindeydi.
Yumuşak lastiğe geçiş & lider değişimi
Seansın orta noktasına doğru, takımlar yumuşak lastikler (Soft) ile denemeler yapmaya başladı. Bu aşamada atmosfer değişimi, pistin yerleşmesi ve lastik sıcaklıklarının optimum aralığına gelmesiyle birlikte zirve değişti: Max Verstappen yumuşak lastikle 1:17.392’lik turuyla oturumu lider tamamladı. Leclerc bu kez 0.153 saniye geride ikinci olurken, genç çaylak Kimi Antonelli üçüncü sırada yer aldı. Norris dördüncü, Hamilton ise beşinci oldu.
Teknik analiz & yorum
Bu oturumdan çıkarılabilecek teknik noktalar şöyle:
- Yüksek rakım etkisi: Pist yaklaşık 2 200 m üzerinde yer alıyor; bu da aerodinamiği ve soğutmayı ciddi şekilde etkiliyor. İnce hava nedeniyle araçlar daha az downforce üretiyor, dolayısıyla virajlarda mekanik tutunma daha önemli hâle geliyor.
- Lastik stratejisi ve grip: Bu pist, asfalt kullanımının sınırlı olması nedeniyle başlangıçta düşük tutunma veriyor; seans ilerledikçe pistin “yerleşmesi” yani lastiklerin yüzeye adapte olması süreci yaşanıyor.
- Lastik bileşen seçimi: Bu hafta sonu için Pirelli, C2 (Hard), C4 (Medium) ve C5 (Soft) lastikleri ile gelmiş durumda; yüksek delta (fark) içerdiği söyleniyor.
- Soğutma & frenleme yükü: İnce havada motor, turbo ve fren soğutması daha büyük zorlukla karşılaşıyor. Takımlar özel soğutma çözümleri ve hava çıkışları hazırlamış durumda.
- Uzun koşu verimliliği: Seansın bu kısmında yumuşak lastikle yapıldığı zaman zirve tura erişildi ama asıl kritik olan, yarış koşullarında yani yüksek yakıt ve uzun mesafeli kullanımda lastiklerin nasıl performans göstereceği. Örneğin Medium lastikle uzun stintliler hâlâ çok belirleyici olacak.
Özet
Bu ikinci antrenman seansı, özellikle yumuşak lastiğe geçildiğinde araçların maksimum hız ve adaptasyon kapasitesini gösterdi. Ancak asıl sınav, yarışta veya uzun stintlilerde lastik yönetimi, soğutma sistemi adaptasyonu ve yüksek rakımın getirdiği aerodinamik kayıplar ile başa çıkabilmek olacak. Zirvede yer alan isimler şimdiden avantajlı görünüyor ama yarış stratejisi ve araç ayarlarının gece boyunca yapılacak analizlerle şekilleneceğini unutmamak gerek.
3. Antrenman Seansı
Hafta sonunun son antrenman seansı (FP3), Autódromo Hermanos Rodríguez pistinde 22 °C hava ve 43 °C pist sıcaklığı koşullarında başladı.
Takımlar pistte ilk olarak çıkışlarını gerçekleştirdiğinde, özellikle Aston Martin pilotlarının yönlendirmesiyle seansın ilk dakikaları dikkat çekti.
Piste çıkan ilk araçlar Aston Martin’den olurken, hava-piste koşulları görece serindi. Yüksek rakım, ince hava oranı ve pistin hâlâ “yerleşmekte” olması sebebiyle tüm ekipler başlangıçta temkinli bir program izledi. Özellikle fren bölgelerinde avantajlı tutuş sağlamak zor göründü — çünkü ince hava aerodinamik verimi düşürüyor.
İlk Turlar & Durum
İlk 20 dakika içinde, kırmızı logolu yumuşak lastiklerle öne çıkan isim Carlos Sainz oldu ve attığı 1:18.108’lik turla zirveye yerleşti. Ardından, Lando Norris dakikalar sonra 1:18.015’lik bir turla Sainz’ı liderlikten indirdi. Bu süreçte, bazı pilotların pist dışı çıkışlar yaşadığı, lastik sıcaklıklarının henüz ideal seviyeye ulaşmadığı gözlendi.
Orta Bölüm
Seansın orta kısmına girildiğinde, piste çıkan pilotlardan George Russell 1:17.892 ile liderliği ele geçirdi. Bu sırada, Alex Albon bir kilitlenme yaşayarak pist dışına çıktı ki bu, yüksek rakım koşullarında frenlemelerde optimal tutuşun nasıl önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Final Bölümü & Yumuşak Lastik Hamlesi
Seansın son bölümünde takımlar yumuşak lastikleri devreye soktu ve pist yerleşimi de ilerlemişti, bu da hızlı turlar için uygun şartlar yarattı. Damalı bayrak sallandığında liderlik tablosunda göz önünde olan isim Lando Norris idi — attığı 1:16.633 ile seansı zirvede tamamladı. İkinci sırayı Lewis Hamilton alırken, üçüncü sırada Russell yer aldı. Dördüncü ve beşinci pozisyonlara ise sırasıyla Charles Leclerc ve Oscar Piastri yerleşti.
Teknik Analiz & Yorum
- Pist yüksek rakımda yer alıyor ve ince hava aerodinamik verimi düşürüyor, bu da virajlardaki tutunmayı olumsuz etkiliyor.
- Bu tür koşullarda lastik sıcaklıklarının doğru aralığa getirilmesi kritik — özellikle yumuşak bileşende ilk hızlı turlar gelmeye başlasa da uzun stintte lastik ısı yönetimi belirleyici olacak.
- Seansın sonunda görülen 1:16 seviyesi, pistin yerleşmeye başladığını ve yerleşik lastik çizgisinin oluştuğunu gösteriyor — bu da yarına yönelik iyi bir sinyal.
- Norris’in bu turu özellikle önemli: yüksek yakıt, uzun stintler ve yarış koşullarını simüle eden çalışmalar için güçlü bir referans olabilir.
- Hamilton’ın ikinci olması, Ferrari’nin yüksek rakım koşullarında da rekabetçi olabileceğini gösteriyor — ancak bu seans temposunun yarışa da yansıyıp yansımayacağı dikkatle izlenmeli.
- Leclerc ve Piastri’nin dördüncü ve beşinci olmaları, kendilerinin ve takımlarının yüksek yakıt koşullarına ve lastik aşınmasına yönelik hazırlıklarının makul olduğunu işaret ediyor.
Q1: Zirvede genç pilot
Sıralamanın ilk ayağı, yüksek irtifasıyla ünlü Autódromo Hermanos Rodríguez pistinde Meksika’da şaşırtıcı biçimde Isack Hadjar’ın zirveye yerleşmesiyle başladı. Q1’de 1:16.733’lük etkileyici lapıyla genç pilot en hızlı isim oldu.
Pist ısındıkça lastiklerin performansı ve soğuma aralıkları önemli hale gelirken, Hadjar’ın zamanlaması ve viraj çıkışı temposu dikkat çekti. Q1’nin başlangıcında mekanik ve lastik ayarlarıyla mücadele eden ekipler olurken, Hadjar bu kaos ortamından sıyrılmayı bildi.
Takım arkadaşı Liam Lawson da altıncı sırada yer aldı; bu da Racing Bulls F1 Team için oldukça güçlü bir başlangıç anlamına geliyor.
Q1’de elenen sürücüler şu şekilde: Gabriel Bortoleto, Alexander Albon, Pierre Gasly, Lance Stroll ve Franco Colapinto.
Q2: Norris önde, Hamilton takipte
Q2’ye geçildiğinde tempolar daha da yükseldi. Bu seansta Lando Norris, 1:16.252’lik turuyla net biçimde zirveye yerleşti; özellikle ilk ve son sektörlerde oldukça güçlüydü. İkinci sırada Lewis Hamilton yer alırken, üçüncülüğü George Russell aldı. Oscar Piastri’nin aracında yaşadığını söylediği “garip bir durum”, onu tepeyle arasında mesafe bırakmak zorunda bıraktı.
- Takımlar arasındaki aero ve yük ayarlarının yüksek irtifada (yaklaşık 2 200 m) devreye girdiği gözlemlendi; ince hava, oksijensiz ortam ve düşük hava yoğunluğu frenleme/soğutma performansını etkiliyor.
Elenenler arasında: Yuki Tsunoda, Esteban Ocon, Nico Hülkenberg, Fernando Alonso ve Liam Lawson yer alıyor.
Q3: Pole için savaş – Norris kazandı
Son bölümde, Norris 1:15.586 ile zirveyi kimseye bırakmadı. İkinci sırayı Charles Leclerc aldı (arkasında 0.262 s farkla), üçüncü sırada ise Hamilton yer aldı. Dördüncü sırada Russell, beşinci sırada ise Max Verstappen yer alıyor. Genç pilot Hadjar, üçüncü seans için Q3’e kalmayı başardı ve burada dokuzuncu sıraya yerleşti;
Teknik Analiz ve Yorum
Araç-ayarı ve pist şartları
Bu sezonun Meksika ayağı, yüksek irtifası nedeniyle düşük hava yoğunluğu, fren ve turbo baskısı açısından ciddi zorluklar içeriyor. İnce hava nedeni ile motorlarda azalan oksijen, soğutma sistemlerinde artan stres ve frenlerin daha çabuk ısınması gibi etkenler devreye giriyor.
- Pist ısındıkça lastik sıcaklığı önemli bir unsur haline geldi. Özellikle Q1’de pist ısınırken ilk sektörlerde oluşan avantaj Hadjar için kritik oldu.
- Q2 ve Q3’te ayrıca rüzgâr ve kayma oranlarının değişimiyle birlikte araç dengesi büyük önem kazandı. Norris’in özellikle ilk ve son sektörde ortaya koyduğu güçlü tur zamanı, aracının dengesinin yüksek olduğunu gösteriyor.
- Takım içi farklar açığa çıktı: McLaren ve Ferrari, tek tur hızında oldukça güçlüydü; ancak uzun yarış temposu, lastik aşınması ve yük altında tutunma gibi değişkenler yarışı belirleyebilir.
Sürücü Performansları
- Isack Hadjar’ın Q1’de ve genel sıralamalarda gösterdiği performans, genç sürücü için büyük özgüven yaratıyor. Amerika’daki kazasından döndükten sonra böyle bir sıralama performansı, moral açısından da önemli.
- Lando Norris, tüm seanslar boyunca istikrarlı ve baskılı bir performans ortaya koydu. Q3’teki turunda üç sektörde “purple” (sektör en hızlı) zamanlar çıkararak pole’u kazanması, viraj çıkış hızlarındaki üstünlüğü ve lastik kullanımındaki kontrolünü ortaya koydu.
- Öte yandan Oscar Piastri’nin performansı beklentilerin altında kaldı; takım arkadaşıyla arasındaki zaman farkı ve aracında yaşadığı belirsizlikler, McLaren’in içindeki sürücü dengesi açısından soru işareti oluşturuyor.
- Ferrari cephesinde Leclerc ve Hamilton’ın güçlü sıralama performansı dikkat çekti; özellikle Leclerc’in final turunda ortaya koyduğu iyileşme, Ferrari’nin tek tur düzeyindeki potansiyelini gösteriyor.
- Verstappen ve Red Bull cephesi ise, bu hafta sonu sıralamada beklediği üstünlüğü gösteremedi. Bu durum, Red Bull’un yüksek irtifa ortamında aero ya da süspansiyon ayarları açısından hâlâ geliştirme alanı olduğunu düşündürüyor.
Yarış Öngörüsü – Strateji ve Lastik Yönetimi
Ayrıca rüzgârın yönü ve hava sıcaklığı gün içinde değiştiğinden, aracın ayarlarının bu değişime nasıl adapte olduğu önemli olacak. Bu bağlamda, Q3’te güçlü olan takım stratejisi yarışta sürdürülebilirlik açısından da önemli.
Pole’dan başlayan Norris için yarışta en büyük avantaj: temiz hava ve ilk virajlardan sonra kendi temposunu kurabilme şansı. Ancak bu avantaj, lastiklerin ömrü, ilk turdaki temizlik ve aracın uzun stints’de aşınma direnci ile test edilecek.
Ferrari’nin Leclerc ve Hamilton ile güçlü tek tur temposu, yarışta da onları dikkat edilmesi gereken aday haline getiriyor; ancak uzun tur temposu, lastik ısınması ve yük altındaki dengesizlikler yarışta belirleyici olacak.
Yüksek irtifada fren bölgeleri daha uzun ve fren dozajı kritik; bu da pit stratejilerini ve lastik seçimini öne çıkarıyor. Tek durak mı yoksa çift durak stratejisi mi öne çıkacak, takımların ilk sektördeki temposu ve aracın aero dengesiyle şekillenecek.
Orta grupta Hadjar’ın Q3’e kadar yükselmesi, yarışta da sürpriz olasılığını artırıyor; özellikle strateji açısından uygun koşullarda yukarı sıralara çıkabilir.
Meksika City Grand Prix 2025 – Norris’ten Kusursuz Zafer, Ferrari’den Güçlü Yanıt
Start: Norris Yerini Korudu, Ferrari’ler Baskı Kurdu
Öğleden sonra beş kırmızı ışığın sönmesiyle birlikte Meksika City Grand Prix resmen başladı. Yüksek irtifalı Autódromo Hermanos Rodríguez pistinde ilk virajlar her zamanki gibi kaotik geçti.

Pole pozisyonundan başlayan Lando Norris, yumuşak lastiklerle start aldı ve liderliğini korumayı başardı. Hemen arkasındaki Charles Leclerc, aynı lastik hamuruyla baskı kurdu; Ferrari’nin tek tur hızının yarış temposuna da taşındığı görüldü.
Lewis Hamilton ve George Russell da yumuşak lastikle yarışa başladı, böylece ilk dördü aynı strateji paylaştı. Beşinci sıradaki Max Verstappen ise stratejik bir fark yaratmak adına orta hamur lastikleri tercih etti. Bu, yarışın ilerleyen bölümlerinde ona uzun stint avantajı kazandıracaktı.
İlk virajın ardından Ferrari’ler yan yana gelirken, Verstappen dışarıdan atağa kalktı. Kısa bir süreliğine pist dışına taşsa da bir sıra kazanarak geri döndü. Leclerc ise Norris’i geçip liderliği aldı ancak viraj kesme nedeniyle yerini geri vermek zorunda kaldı.
Arka sıralarda Lance Stroll, viraj girişinde dengesini kaybedip spin attı ve 18. sıraya kadar geriledi.
Erken Turlar: Hamilton-Verstappen Mücadelesi, Bearman’ın Yükselişi
Yarışın altıncı turunda seyirciyi yerinden kaldıran bir mücadele yaşandı. Lewis Hamilton ve Max Verstappen, pit düzlüğünün sonunda tekerlek tekerleğe temas yaşadı. Hamilton kısa bir süre avantaj sağladı, ancak viraj girişinde frenaj hatası yaparak kaçış alanına girdi. Bu sırada George Russell da kavgaya dahil olunca, Mercedes cephesinde anlık bir karışıklık yaşandı.
Kazançlı çıkan ise Oliver Bearman oldu. Haas pilotu, önündeki temaslardan faydalanarak iki rakibini birden geçti ve dördüncü sıraya kadar tırmandı.
Ancak Hamilton’ın kaçış alanını kullanarak pozisyon koruduğu tespit edilince, yarış yönetimi tarafından “pist dışı avantaj” gerekçesiyle 10 saniye ceza verildi.
Ferrari pilotu 20. tur civarında pite girdiğinde cezasını çekti ve 14. sırada piste döndü. O an itibarıyla Verstappen, medium lastik avantajıyla üçüncülüğe yükseldi.
Orta Bölüm: Norris ve Leclerc’in Temposu, Bearman’ın Rüya Yarışı
Yarışın ortalarına gelindiğinde, tempo istikrara kavuştu. Lando Norris, yaklaşık 3 saniyelik farkla Charles Leclerc’in önünde rahat bir şekilde liderliğini sürdürüyordu.
McLaren’in bu bölümdeki temposu özellikle orta sektörde etkileyiciydi; düşük hava yoğunluğuna rağmen aracın aerodinamik dengesini koruduğu görüldü.
Arka tarafta Oliver Bearman, Haas’la müthiş bir tempo yakalayarak üçüncülüğe kadar yükseldi. Bu performans, genç İngiliz sürücünün kariyerindeki en etkileyici sürüşlerden biri olarak öne çıktı. Bearman, istikrarlı turlar atarken Hamilton’ın gerilerden yükselmesini de engelledi.
Bu esnada Verstappen, stratejik olarak daha uzun süren orta lastik stint’ini sonlandırdı. Pitten çıktıktan sonra kısa süreliğine dördüncü sıraya düştü ancak hızla Leclerc’in arkasında üçüncülüğe yeniden yerleşti.
Son Bölüm: Ferrari-Red Bull Kapışması, Sanal Güvenlik Aracı ve Norris’in Zaferi
Yarışın son 10 turuna girildiğinde sıralama büyük oranda netleşmişti. Norris liderliğini koruyor, Leclerc ikinci, Verstappen üçüncü sırada yer alıyordu. Ferrari ve Red Bull’un temposu birbirine çok yakındı; özellikle düzlük sonundaki frenleme noktasında Verstappen sürekli baskı kurdu.
Mercedes cephesinde takım içi yer değişikliği yaşandı: Andrea Kimi Antonelli, daha hızlı tempoya sahip olduğu için George Russell’ın önüne geçirildi. Takım ondan Oscar Piastri’yi yakalamasını bekledi, ancak fark kapanmadı.
Sondan bir önceki turda Carlos Sainz’ın aracında motor arızası yaşandı. Ferrari pilotu aracını stadyum bölümünde durdurmak zorunda kaldı ve sanal güvenlik aracı (VSC) devreye girdi. Bu durum, son turlarda atak fırsatlarını ortadan kaldırdı ve sıralama sabitlendi.
Finiş: Norris’in Kusursuz Zaferi ve Şampiyona Liderliği
Damalı bayrak sallandığında, Lando Norris kusursuz bir sürüşle çizgiyi ilk geçen isim oldu. Bu zafer, McLaren pilotunun sezondaki dördüncü galibiyeti oldu. Norris, bu sonuçla şampiyona liderliğini takım arkadaşı Oscar Piastri’den tek puan farkla devraldı.

Son ana kadar süren Leclerc–Verstappen mücadelesinde galip gelen Ferrari pilotu Charles Leclerc, ikinci sırayı korudu. Red Bull’dan Verstappen ise podyumun son basamağında finiş gördü.

Ferrari, bu sonuçla takımlar şampiyonasında Mercedes’i geçerek ikinci sırayı geri aldı.
Haas adına yarışan çaylak Oliver Bearman ise kariyerinin en iyi sonucunu alarak dördüncü oldu.
McLaren’den Oscar Piastri beşinci, Mercedes pilotları Antonelli altıncı ve Russell yedinci sırada bitirdi.
Cezasıyla geriye düşen Lewis Hamilton ise sekizinci sırada finiş gördü.
Teknik ve Stratejik Analiz
Lastik Seçimleri ve Pit Stratejileri
Yarışın belirleyici unsurlarından biri lastik stratejisiydi. McLaren ve Ferrari’nin yumuşak lastikle başlaması onlara ilk bölümde güçlü bir tempo kazandırdı. Red Bull’un Verstappen’le orta hamuru tercih etmesi, uzun ilk stint avantajı getirdi ancak pistin yüksek sıcaklığı lastik aşınmasını hızlandırdı.
McLaren, pit anlarını mükemmel yönetti: Norris, 28. turda pitten döndüğünde liderliği korudu. Ferrari ise Leclerc’i bir tur sonra içeri alarak “undercut” denemeye çalıştı, ancak pistteki trafik nedeniyle bu girişim başarısız oldu.
Yüksek İrtifanın Etkisi
Mexico City’nin 2.200 metreyi aşan irtifası, motor gücü ve soğutma performansını önemli ölçüde etkiledi. Hava yoğunluğunun düşük olması, araçların downforce üretimini sınırlarken, fren sıcaklıklarının kontrolünü zorlaştırdı.
McLaren’in bu koşullarda istikrarlı olmasının nedeni, aracın mekanik tutunma dengesini iyi korumasıydı. Ferrari ise düzlük hızında avantajlıydı ancak yüksek sıcaklıkta arka lastik aşınması yaşadı.
Sürücü Performansları
- Lando Norris: Hatasız, kontrollü ve stratejik bir sürüş. Baskı altında tur temposunu düşürmeden bitişe kadar liderliğini korudu.
- Charles Leclerc: Ferrari’nin hızını maksimuma çıkardı, Verstappen’e karşı dirençliydi.
- Max Verstappen: Farklı stratejiyle elinden geleni yaptı, ancak Red Bull’un bu pistteki çekiş sorunu podyumun üst basamaklarına çıkmasını engelledi.
- Oliver Bearman: Haas’ın potansiyelini aşan bir performans sergileyerek geleceğin yıldızlarından biri olacağını bir kez daha gösterdi.
- Lewis Hamilton: Güçlü başlangıcına rağmen cezası ve trafik onu geriye düşürdü. Ancak toparlanma süreci deneyimini gösterdi.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Meksika City GP, sezonun en teknik yarışlarından biri oldu.
McLaren’in aerodinamik verimliliği, Ferrari’nin tek tur gücü, Red Bull’un stratejik denemesi ve Haas’ın genç sürücüsüyle sürpriz performansı — hepsi bu yarışta bir araya geldi.
Lando Norris’in zaferi, sadece yarış galibiyeti değil, aynı zamanda şampiyonluk mücadelesinde psikolojik üstünlüğü de beraberinde getirdi.
Ferrari güçlü bir yanıt verdi, Verstappen istikrarını korudu, Haas ise yeni jenerasyonun umut ışığını yaktı.
Formula 1