Bir baba her şeyi sıfırdan inşa edebilir mi ederse de bunu kime miras bırakır yani normal şartlarda olsa çocuklarına ve torunlarına derdim ama bu dizide bunlar olmuyor çok fazla aile içi çatışma yaşanıyor burada.  Evet dizimiz Succesion bir başarı hikayesi gibi gelse de ya da komedi sınıfında yer alsa da gülmek pek kolay değil. Daha çok bir dram havası var bu her fırsatta hissediliyor. Gelelim dizimize:

Öncelikle dizi zengin bir ailenin medya şirketindeki çalkantılı durumlarını konu alıyor. Bir nevi taht kavgası diyebiliriz aslında.

1.SEZON

Logan Roy’un 80. yaş günü, Roy ailesi için kutlamadan ziyade bir dönüm noktası olur. Şirketin başına geçmeyi bekleyen Kendall Roy, babasının emeklilikten vazgeçip CEO koltuğunu bırakmayacağını açıklamasıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Bu şok gelişmenin hemen ardından Logan’ın geçirdiği ağır felç, hem aileyi hem de medya imparatorluğunu belirsizliğe sürükler.

Logan’ın hastanede yaşam mücadelesi verdiği süreçte, varisler arasında amansız bir iktidar savaşı başlar. Kendall; kardeşleri Roman ve Shiv ile arasındaki güven krizlerine, belgeler üzerindeki belirsizliklere ve Greg’in stratejik hamlelerine rağmen dümene geçmeye çalışır. Ancak Logan’ın beklenmedik bir şekilde hayata tutunması ve zayıf da olsa bilincinin yerine gelmesi, çocuklarının planlarını altüst eder.

Liderlik krizinin ortasında Kendall, babasının geçmişteki kontrolsüz harcamaları ve yanlış yatırımları nedeniyle şirketin 3 milyar dolarlık devasa bir borç batağında olduğunu keşfeder. Waystar Co.’yu iflastan kurtarmak adına üniversite yıllarından tanıdığı yatırımcı Stewy Hosseini ile tehlikeli bir anlaşma yapar. 4 milyar dolarlık yatırım karşılığında yönetim kurulunda koltuk verilmesi, şirketi finansal olarak dengelese de Logan’ın Kendall’a olan nefretini ve aşağılamalarını körüklemekten başka bir işe yaramaz.

Sezonun ilerleyen dönemlerinde, aile içi çatışmalar yerini kurumsal bir savaşa bırakır. Parklar ve Geziler bölümünün başına geçen Tom, geçmişe dönük belgeleri incelediğinde şirketin kruvaziyer gemilerinde yaşanan cinsel saldırı ve cinayet gibi ağır suçların örtbas edildiğini fark eder. Bu sırada Kendall, babasını koltuğundan indirmek için yönetim kurulunu arkasına alarak bir “güvensizlik oyu” hamlesi başlatır; fakat Logan’ın sarsılmaz otoritesi karşısında bu girişim hüsranla sonuçlanır.

Yaşadığı mağlubiyetler sonrası eski bağımlılıklarına yenik düşen Kendall, kız kardeşinin düğününde geri dönülemez bir hata yapar. Uyuşturucu etkisi altındayken karıştığı ve bir garsonun ölümüyle sonuçlanan araç kazasından tek başına kurtulur. Olay yerinden kaçarak bu trajediyi gizlemeye çalışsa da, Logan bu durumu oğlunu tamamen kontrol altına almak için bir koz olarak kullanır.

Sonuç olarak; Greg’in elindeki gizli belgeler ve Shiv ile Tom’un evliliklerindeki ilk büyük çatlaklar gölgesinde, sezon sarsıcı bir finalle kapanır. Kendall, işlediği suçun ağırlığı ve babasının şantajı altında ezilerek Logan’a tamamen teslim olur. Logan’ın suçluluk duygusuyla kıvranan oğluna “şefkatli” ama bir o kadar da tehditkâr sarılışı, ailenin üzerindeki karanlık hegemonyayı perçinler.

2.SEZON

Kendall Roy, başarısız darbe girişimlerinin ardından adeta küllerinden doğmaya çalışırken, kendini babası Logan Roy’un dizinin dibinde bulur. Sezonun başında bir televizyon mülakatında boy gösteren Kendall, rakip firmanın satın alma teklifinden neden vazgeçtiği sorulduğunda, babasına olan mecburiyetini “Onların planı yetersizdi, babamın vizyonu ise çok daha üstündü” sözleriyle ifade eder. Ancak bu bağlılık, bir sadakatten ziyade mecburiyetin ürünüdür.

Logan Roy, Waystar Royco üzerindeki baskıları savuşturmak için çocuklarını stratejik bir satranç tahtasına dizer. Kendall ve sivri dilli kardeşi Roman, eş operasyon müdürlüğü koltuklarına oturtulurken bu durum aile içinde yeni sürtüşmelere yol açar. Perde arkasında ise Shiv, babasından aldığı gizli haleflik sözüyle hırslanır. Bu sırada ailenin en büyüğü Connor, hiçbir tecrübesi olmamasına rağmen imkansız bir hayalin peşinden giderek başkanlık adaylığını ilan eder.

Ailenin içindeki pamuk ipliğine bağlı ittifak, PGM medya grubunu satın alma girişimi sırasında kopma noktasına gelir. Tern Haven malikanesindeki gerilimli akşam yemeğinde, rakip ailenin lideri Nan Pierce’ın “Varis kim?” sorusuna Shiv’in “Benim” cevabını vermesi bardağı taşıran son damla olur. Bu itiraf Logan’ı öfkelendirirken; Kendall ve Naomi Pierce arasındaki uyuşturucu odaklı yakınlaşma, her iki ailenin de etik değerlerini sorgulatan bir kaosa dönüşür.

Medya devlerinin bir araya geldiği Argestes zirvesinde, şirketin geçmişindeki en büyük utanç gün yüzüne çıkar. Baş danışman Gerri, Tom ve Kuzen Greg’in zaten bildiği kruvaziyer hattındaki cinsel istismar ve yolsuzluk skandalı, New York Dergisi’nin haberiyle patlak verir. Bu sırada Greg, imha etmesi gereken kritik kanıtları gizlice sakladığını Tom’a itiraf ederek gelecekteki kozunu hazırlar.

Logan’ın memleketi Dundee’deki kutlamada, Rhea Jarrell’ın yeni CEO olarak tanıtılması ailede şok etkisi yaratır. Kendall’ın babasına yaranmak için sergilediği utanç verici rap performansı (“L to the OG”), ailenin trajikomik halini özetler niteliktedir. Ancak eğlence kısa sürer; Kongre baskısı ve skandallar dizisi Waystar’ı köşeye sıkıştırır. Rhea’nın istifasıyla birlikte Logan, şirketi kurtarmak için bir “kan kurbanı” verilmesi gerektiğine karar verir.

Akdeniz’in ortasındaki aile yatında düzenlenen “günah keçisi” toplantısı, tam bir psikolojik savaşa dönüşür. Shiv’in kendi kocası Tom’u kurban olarak önermesi evliliklerini bitme noktasına getirirken, Logan nihai kararını verir: Kurban Kendall olacaktır. Babasının ona söylediği “Sen bir katil değilsin” sözü, Kendall için sonun başlangıcı olur.

Basın toplantısında suçu üstlenmesi beklenen Kendall, beklenmedik bir hamleyle metni yırtıp atar. Dünyanın gözü önünde babasını “kötü niyetli bir zorba” olarak ilan ederken, Greg’in sakladığı belgeler bu darbeyi perçinler. Bu isyan, 3. sezonda başlayacak olan topyekûn savaşın ilk kurşunudur.

3.SEZON

Succession’ın üçüncü sezonu, Kendall’ın (Jeremy Strong) babası Logan’ı (Brian Cox) halkın önünde suçlamasının hemen ardından başlıyor. Hazırlanan metnin dışına çıkan Kendall; babasının şirketteki tecavüz ve örtbas vakalarından bizzat haberdar olduğunu iddia ederek savaş ilan eder. Adrenalin patlaması yaşayan Kendall, yanına Greg ve Karolina’yı alarak yola çıkar; ancak Karolina stratejik bir kararla araçtan inerek safları netleştirir.

Logan, bu saldırı karşısında ekibini ikiye böler: Roman, Gerri ve Shiv New York’a dönerken; Karl, Frank ve Hugo, iade anlaşması olmayan Bosna-Hersek’te Logan ile kalır. Bu süreçte Tom, karısı Shiv’in CEO olması için baskı yapmazken; Logan, Lisa Arthur’ı avukatı yapamayınca geçici lider olarak Gerri’yi seçer. Kendall ise eski eşinin evini bir “savaş odasına” çevirir ve ünlü avukat Lisa Arthur ile ittifak kurar. Bu hamleler Logan’ın öfkesini zirveye taşır.

Shiv, babasının kendisini CEO olarak atamamasıyla hayal kırıklığı yaşasa da dengeyi kurmaya çalışır. Tom’un Shiv’e olan güvensizliği, Shiv’in gizlice Kendall ile buluşmasıyla iyice artar. Roman ve Connor da kendi çıkarları doğrultusunda Kendall’ın yanına gelirler. Kendall, Stewy ile babasını devirmek için iş birliği yapmayı planlarken; Gerri, Roman’ı bu planın Logan’ı bitirse bile kendilerini de yakacağı konusunda uyarır.

Greg, büyükbabası Ewan’ın kendi avukatını tutması yönündeki baskısıyla karşılaşır; ancak Ewan’ın avukatının niyetinden şüphe edince soluğu Logan’ın yanında alır. Diğer yandan Marcia, kendisi ve çocukları için ağır mali şartlar öne sürerek Logan’ın yanına dönmeyi ve “sadık eş” imajını korumayı kabul eder.

Tom, hapse girme korkusuyla Logan’a “günah keçisi” olmayı teklif ederek puan kazanır. Waystar binasında Shiv’in yönettiği bir toplantı sırasında Kendall, stereo sisteminden yüksek sesle Nirvana’nın “Rape Me” şarkısını çalarak kız kardeşinin sesini bastırır. Bu düşmanlığa karşılık Shiv, Kendall’ın uyuşturucu geçmişini ve özel hayatını hedef alan sert bir mektup yayınlar. Kendall, bu ağır darbenin şokunu yaşarken FBI’ın Waystar Royco’ya yaptığı baskınla moral bulur.

Kritik hissedar Josh Aaronson (Adrien Brody), baba ve oğul ile özel adasında buluşur. Logan, Kendall’ın “en iyileri” olduğunu söyleyerek Josh’ı ikna etmeye çalışsa da Josh’ın kime oy vereceği belirsiz kalır. Dönüş yolunda Logan’ın yaşadığı sağlık sorunları durumu daha da karmaşıklaştırır. Sonrasında, Logan’ın yaşadığı zihinsel bulanıklık (idrar yolu enfeksiyonu kaynaklı) sırasında Shiv, babasının arkasından iş çevirerek Sandi ile bir anlaşma yapar ve oylama krizini çözer.

Kendall, bir lokantada Tom ile gizlice buluşur ve ona saf değiştirmesi karşılığında hapse girmekten kurtulma yolu sunar. Shiv’in sadakatini sorgulayan Kendall, Tom’u manipüle etmeye çalışır ve bu görüşmeyi bir kanıt olarak fotoğraflar. Bu sırada siyasi arenada Logan, Shiv’in itirazlarına rağmen aşırı sağcı aday Jeryd Mencken’ı destekleme kararı alır.

Doğum Günü ve Büyük Final

Kendall’ın görkemli doğum günü partisinde Logan’dan gelen “hisselerini al ve git” teklifi bardağı taşır. Aynı dönemde Roman, teknoloji devinden Lukas Matsson ile bir anlaşma zemini arar. Sezon finaline doğru, anneleri Lady Caroline’ın düğününde kaos doruğa çıkar. Roman, yanlışlıkla Gerri’ye göndereceği cinsel içerikli bir fotoğrafı babasına gönderince Logan küplere biner.

Sonuç olarak; Connor ve Willa’nın evlilik kararı, Kendall’ın ruhsal çöküşü ve Logan’ın Matsson ile yaptığı gizli pazarlıklar, tüm çocukların saf dışı kaldığı ve 4. sezondaki nihai hesaplaşmaya zemin hazırlayan sarsıcı bir sona kapı aralar.

4.SEZON

Succession’ın büyük finali, Roy kardeşleri New York’un soğuk betonlarından anneleri Caroline’ın Bahamalar’daki malikanesine sürüklüyor. Logan Roy’un cenaze töreninde yaşadığı duygusal hezimetin ardından kendini sokak protestolarının içine atan ve oradan yara bere içinde çıkan Roman, sezonun en savunmasız anlarını yaşıyor. Kendall ise GoJo satışını durdurmak için kardeşlerini yanına çekmeye çalışırken, Shiv’in Matsson tarafından saf dışı bırakılacağını ve yerini kocası Tom’un alacağını öğrenmesiyle kartlar yeniden dağıtılıyor. Üç kardeşin, ortak bir düşmana karşı çocuksu bir heyecanla birleştiği o “mutfaktaki taç giyme töreni”, dizinin belki de en samimi ama bir o kadar da iğrenç (İngiliz çeşnili karışım sağ olsun) sahnelerinden birine dönüşüyor.

Ancak Succession evreninde barış, sadece fırtına öncesi sessizlikten ibarettir. Logan Roy, çocuklarına yıllarca aynı koltuğu vadederek onları birbirini parçalayan, doymak bilmez ama özünde korkak varislere dönüştürmüştür. Finalde bu zehirli miras meyvesini verir: Shiv, son saniyede abisine sırtını dönerek kendisine defalarca ihanet eden kocası Tom’un CEO olmasının yolunu açan oyu verir. Bu karar, kardeşler arasında fiziksel bir kavgaya ve Kendall’ın “Ben en büyük çocuğum!” diye feryat ettiği trajikomik bir çöküşe yol açar. Waystar Royco artık Roy ailesinin elinden sonsuza dek çıkmıştır.

Karakterlerin Dramatik Sonu: Zengin ve Boş

  • Kendall Roy: Hayatı boyunca o tacın kendisine ait olduğuna inanan Kendall için bu kayıp, fiziksel bir ölümden daha ağır bir darbedir. Suçları için (garsonun *lümü gibi) asla hukuki bir bedel ödemeyecek kadar zengin olsa da, elindeki tek varlık olan “güç” hayalinin elinden alınması onun asıl cezası olur.
  • Roman Roy: Kieran Culkin’in muazzam performansıyla hayat bulan Roman, babasının ölümünden sonra girdiği akıl sağlığı krizinin dibine vurur. Finalde elinde ne bir dostu ne de tacizkar bir flört yaşayabileceği Gerri kalmıştır. Kendall tarafından bir piyon, Shiv tarafından ise bir araç olarak kullanılan Roman, mutlak bir nihilizmin kucağına düşer.
  • Shiv Roy: Etik boşluğun vücut bulmuş hali olan Shiv, eline geçen gerçek gücü kardeşlerini yok etmek için kullanır. Her ne kadar “kazanan” tarafta gibi görünse de, aslında kadın düşmanı bir patronun (Matsson) altında, kendisini sevmeyen bir kocanın (Tom) kuklası olarak milyarlarca dolarlık ama ruhsuz bir hayata hapsolur.

Tom Wambsgans, Minnesota’dan gelip Roy ailesinin içine sızan o uysal adam, sonunda “oyunu” kazanmış görünmektedir. Ancak bu zaferin bedeli ağırdır. Matsson’ın ona açıkça bir “acı süngeri” ve her türlü darbeyi emecek bir paravan olacağını söylemesi, Tom’un geleceğinin stres ve yorgunluktan ibaret olacağını kanıtlar. Shiv ile olan evliliği ise artık güvenin kırıntısının bile kalmadığı, sadece bir bebek ve güç dengesiyle ayakta duran zehirli bir zindandır.

Dizi boyunca suyla (havuzda boğulma girişimi, göldeki kaza) ilişkilendirilen Kendall, finalde okyanusa bakarken aslında kendi sonunu izler. Yönetim kurulu toplantısında Shiv’in masaya sürdüğü “Sen birini *ldürdün, CEO olamazsın” kartı, Kendall’ın tüm savunma mekanizmalarını yerle bir eder. Kendi yalanları ve geçmişi arasında sıkışan Kendall için artık geri dönüş yoktur.

Sonuç olarak; Roy kardeşler diziyi başladıkları noktada bitirirler: Akıl almaz derecede zengin ama bir o kadar da mutsuz ve yalnız. Logan Roy’un gölgesinden çıksalar da, o gölgenin içinde yönlerini bulamayacak kadar kaybolmuşlardır. Tom, Greg’in alnına yapıştırdığı bir çıkartmayla yeni dönemini başlatırken; “İğrenç Kardeşler”in bu son selamı, izleyiciye güç savaşlarının kazananı olmadığını, sadece daha az kaybedeni olduğunu bir kez daha hatırlatır.

0 YorumlarYorumları Kapat

Yorum bırakın