TRON: Ares (2025) incelemesiyle karşınızdayım!
Disney’in efsane TRON evrenine yeni eklenen Ares filmi; Jared Leto’nun yapay zekâdan empati öğrenen karakterini merkeze alırken bol efekt, güçlü müzikler (Nine Inch Nails) ve tartışmalı bir senaryo sunuyor.

Film gerçekten beklediğimize değiyor mu, yoksa görsel şov senaryonun önüne mi geçiyor?
Yapay zekâ – empati – insanlık temaları ne kadar iyi işlenmiş?
Hepsini spoilerlı şekilde yorumladım.
İzledin mi? Yorumlarda buluşalım!

Sistem sistem sistem

Şimdi şöyle başliyim günümüz dönemleri artık sadece yapay zeka diye yanıp tutuşuyor evet mantıklı güzel bak işleri kolaylaştırmak için efsane diyebilirim ki bende kullanıyorum ama kardeşim suyunu da çıkarmayın ya.

O yüzden ilk Disney’e laf demek istiyorum aga Tron güzel film olmuş ama efektçilere ya da sahneye prodüksiyona harcanan parayı biraz da senaristlere verin adamlar pc başından kalksın bir çimene dokunsun ya. Son dönemde bu yapay zeka işleri sıktı valla 2018’de de Upgrade diye bir film vardı o da zamanında bu çip yapay zeka diye çıktı sonra saldılar. Neyse biz filme dönelim.

Şimdi Tron’un 2010 yapımı filmini çok eskiden izledim ama hatırlamıyorum tabi eski filme referanslar var Jeff Briges var ilk filmde hatırladığım tek şey de Olivia Wilde başka yok yani. Burda da karakterimiz Ares Jared Leto abi var başta kötü karakter olarak yaratılsa da bilgisayar öğrenmesi ile artık duyguları hissedebiliyor ilk hissettiği duygu ise empati.

Jeff’in kurduğu oyun dükkanı artık kurumsal olur ENCOM adında ve Dillinger adındaki başka firma ile oyun savaşı başlar.  Günümüz teknolojileri ve zenginlerin açgözlülüğü artık oyun değil de daha fazlasını istemektedir.

Dillinger firması Ares programını kurar bu programda Ares’i eğiterek en iyi yazılım programı yapmaya çalışırlar ki öyle de olur. Ares en gelişmiş süper askerdir. Dünya da kalsa neler yapabileceğinin sınırı yok nerdeyse

Bu arada Eve ise bu yazılımların tekrar dünyaya gelmesi ve kalıcı olması için Flynn’inin kalıcı kodunu aramaya çalışır. Dillinger ise lazer teknolojisi ile Ares’i Dünyaya getirir ama yazılımı maksimum 30 dk kadar çalışır sonrasında ise geri döner yani yok olur gerçek dünya da.

Eve bu arada kodu bulur ve uygular bir portakal ağacı kodlarlar ve bunu lazer ile gerçek hayata aktarırlar veee kod çalışır normalde pek uzun süre kalmaması gerekiyordu ki 4 saattin sonunda bile hala duruyordu gerçek bir portakal ağacı gibi.

Ares ise bu sırada gözü açılmıştır artık çok fazla düşünmeye başlar yapay zekalar pek düşünmez kodlarındaki yapıya göre cevap verirler ama Ares artık düşünmekten fazlasını yapıyordu. Hissediyordu.

Dillinger şirketi ise ENCOM’a sızmaya çalışyordu sunuculara sızan Ares çok fazla data görüp inceliyordu garip bir his vardı normalden farklı davranıyordu. Artık bir komutan gibi davranıyordu geride asker bırakmak istemiyordu.

Eve buzullardan dönerken Ares ise içeri sızdığı sıradaki bulduğu her şeyi araştırıyordu Eve hakkında ne varsa öğreniyordu ki o sırada Eve’in okuduğu kitap son dönemlerde Del Toro’nun da yaptığı bir yapım olan aslında Mary Shelly’in kaleme aldığı Frankestein romanından ikonik bir cümle görür. Aslında burdaki gönderme şu Doktor Victor topladığı parçalar ile akıllı bir yaratık ortaya çıkarır. Aslında Ares’de sonradan akıllı olan bir yaratık gibidir. Ve şu cümleyi görür ‘’Ben korkusuzum ve bu nedenle güçlüyüm.’’ Bu da modern yaratığımızın evrimi için kilit bir cümle oluyor aslında. Eve’i araştırırken de kalıcılığı bulur portakal ağacı hala ordadır.

Jetten inerler ve eve dönerlerken Ares tekrar dünyaya gelir ve Eve’in peşine düşer 30 dakikası vardır.

Ares ve Athena, Eve’i bulurlar kodu almaya çalışırken birazcık kovalamaca olur. Eve’i lazer ile dijital dünyaya gönderirler kod onda olmasa bile sonuçta kodları gördü dijitalde alıcaklar kodu ondan, anladınız siz ben yazamıyorum.

Ares ise buna izin vermez empati duygusu burda da çıkagelir. Eve’in yok olmasını istemez. Ve onunla kaçar kendilerini aktarım noktasına götürürler ve geri gelirler. Eve tabi insan olduğu için onun koda ihtiyacı olmaz yani orası saçma geldi bana.

ENCOM’a gidip kalıcılık kodu için tekrar geri gitmesi lazım onun için şirkete giderler, kaçıyorlar işte yani. Ha gittiği yer Flynn’in sunucusu yani oraya girerse her şey hallolur

Athena peşlerine düşer bu sırada. Ares’i de sunucuya gönderirler orası 89’dan kalma bir yer sunucu yani ve orda Flynn’i arar. Athena da çözülür ve geri döner. Sonrasında daha büyük bir gemi ile geri döner Eve’in peşine düşer

Eve kaçıp büyük gemiyi oyalarken arkadaşları da Ares’i getirmek için uğraşırlar. Ares ise Flynn’den kodları alır aslında aldığı şey kalıcılık kodu değil de bir geçicilik kodudur. Gerçek hayatta geçiricek bir tek şans kodudur aslında.

Geri gelen Ares artık kırmızı değil de beyazdır kostümü yani. Sonrasında arkadaşları Dillinger sunucularını hacklemeye çalışırken Eve ve Ares , Athena’ya karşı savaşırlar. Ve savaşın sonunda der ki ‘’ talimatlara uydum seninki ne?’’ Ares ise zamanla göreceğiz der. Yani keşfetme hissi düştü artık hayatı keşfedicek, öğrenicek. O sırada ise kendi gibi olanları aramaya çalışır o aradığı da işte Olivia Wilde abla o da eskiden sistemdeydi ve gerçek dünyaya dönmüştü.

Eve artık bu kalıcı kodu bahçe ve tarım için kullanır. Dillianger kendini kendi sunucusuna ışınladı. Ares ise hayatı keşfediyor. Sistemden bağımsız olarak tabi .

Yani bana göre bu film sadece müzikleri iyi ilk filmde de Daft punk yapmıştı felaket iyiydi, şimid de Nine Inch Nails yapmış gene fena değil  dinlenir

Benim puanım 6.5/10

0 YorumlarYorumları Kapat

Yorum bırakın