Formula 1’in kalbinde özel bir yere sahip olan ve adını efsanevi pilot Gilles Villeneuve’den alan uzun pist, 2025 Kanada Grand Prix’sinde bir kez daha büyüleyici anlara sahne oldu. Tarihin sayfalarına kazınan mücadeleler, sürpriz kazalar ve genç yeteneklerin parlayışıyla dopdolu bu yarış, izleyenlere unutulmaz bir deneyim sundu. Kanada’nın hız tutkunları için adeta bir ritüel haline gelen bu zorlu pist, 2025’te de yarışın dramatik ve heyecanlı doğasını tüm ihtişamıyla gözler önüne serdi.
1.Antrenman Seansı Sezonun temposu giderek yükselirken, Kanada GP hafta sonunun ilk antrenman seansı da oldukça hareketli başladı. Pilotlar, seansın start almasıyla birlikte vakit kaybetmeden piste çıktılar. Henüz ilk dakikalarda heyecanlı anlar yaşandı: Franco Colapinto’nun attığı spin, kısa süreliğine sarı bayraklara sebep oldu. Ancak genç sürücü pistte kalmayı başardı ve yoluna devam etti.
İlk 10 dakikalık bölümde Red Bull’dan Max Verstappen 1:14.478’lik derecesiyle zirveye yerleşti. Ancak bu liderlik çok uzun sürmedi. Ferrari pilotu Charles Leclerc, oldukça güçlü bir turla bu zamanı 0.420 saniye geliştirerek zirveyi aldı. Ne var ki, Leclerc’in performansı uzun soluklu olmadı. Ön sağ lastiğini kilitlemesi sonucu fren noktasını kaçırdı ve aracının ön sol tarafında ciddi hasar oluştu. Bu temas kırmızı bayraklara neden olurken, Ferrari garajında moraller ilk dakikalardan bozuldu.
Ferrari’nin bu kazası, özellikle hafta sonuna yüksek beklentilerle başlayan takım açısından büyük bir darbe oldu. Araçta yaşanan yapısal hasarın, ikinci antrenman seansı öncesinde giderilip giderilemeyeceği ise bir başka soru işareti olarak öne çıktı.

Seans tekrar başladığında Mercedes cephesinde işler biraz daha parlaktı. George Russell kısa bir pist dışı macera yaşasa da, geri dönerek 1:13.535 ile seansın en hızlı turunu attı. Ancak bu liderlik de çok uzun sürmedi. Max Verstappen bir kez daha piste çıkarak 1:13.193’lük mükemmel bir turla hem Russell’ın süresini hem de beklentileri aştı.
Red Bull’un bu performansı, Kanada gibi düşük tutunmalı pistlerde RB21’nin hâlâ üstün olduğunu gösterdi. Yüksek hız virajlarında stabil kalan arka taraf, Verstappen’in aracı limitte kullanmasına imkân sağladı.
Seans sonunda Williams pilotları gridin ön sıralarında yer aldı. Bu, özellikle son haftalarda düşük tempolu olarak değerlendirilen FW47B şasisi için büyük bir adım. Takımın düşük downforce düzeninde yakaladığı bu tempo, Montreal gibi frenajın ve hızlanmanın kilit rol oynadığı pistlerde karşılığını vermeye başladı.
Racing Bulls pilotu Isack Hadjar ise sergilediği form ile göz doldurdu. Seansı altıncı sırada tamamlayan genç pilot, sezonun belki de en dikkat çeken çıkışlarından birine imza attı. Hadjar’ın pist üzerindeki dengeli sürüşü, özellikle ikinci sektördeki net çizgisi ve frenaj stabilitesiyle dikkat çekti. Takım arkadaşı Liam Lawson ise biraz daha geride kalsa da Racing Bulls’un gelişim eğrisi olumlu sinyaller veriyor.
McLaren adına ise seans karmaşık geçti. Lando Norris, seans boyunca direktiflere uymadığı gerekçesiyle yarış komiserlerinin radarına takıldı. Yine de ikinci sektörde kaydettiği en hızlı zaman, MCL39’un potansiyelini yansıtıyordu.
Seansın sonunda liderliği kimseye kaptırmayan Max Verstappen, Cuma gününe damga vurdu. Red Bull’un özellikle kısa sürüşlerdeki performansı yine kusursuzdu. Verstappen’i Williams ikilisi, George Russell, Lewis Hamilton ve Isack Hadjar izledi.
Pierre Gasly dokuzuncu sıraya yerleşerek Alpine’e ilk 10’da temsil hakkı verirken, sabahın en hızlı isimlerinden Charles Leclerc ise kazasına rağmen ilk 10’u tamamladı.
Teknik Bakış: Kim Nerede Kazandı, Nerede Kaybetti?
• Red Bull (Verstappen): RB21’nin ikinci sektördeki dengesi, özellikle şikan çıkışlarında sağladığı yol tutuş fark yaratıyor.
• Ferrari: Sert frenajlara girerken aracın ön tarafı tutunmakta zorlandı. Leclerc’in kazası bunun en net göstergesi.
• Mercedes: Motor modları ve denge açısından istikrarlı bir görüntü vardı. Ancak viraj çıkışlarındaki çekiş hâlâ tam oturmuş değil.
• McLaren: Norris’in ikinci sektör performansı, aracın potansiyelini yansıtıyor ama genel tempo dalgalı.
• Williams: FW47B’nin düşük downforce paketi, doğru pistte parlama fırsatı buldu.
• Racing Bulls: Hadjar’ın temposu, takımın gençlere verdiği güvenin boşa olmadığını gösterdi
2. Antrenman Seansı Kanada Grand Prix’sinin ikinci serbest antrenman seansı, Montreal’in zorlu zemininde takımların sınırları zorladığı, ayarlarla boğuştuğu ve stratejik olarak pek çok sorunun masaya yatırıldığı kritik bir oturum oldu. Seans başlar başlamaz Haas pilotu Oliver Bearman, orta hamur lastiklerle piste çıkan ilk isimdi. Hemen ardından Lewis Hamilton da aynı lastik tercihiyle piste adım attı. Nico Hülkenberg ise sert lastik deneyen ilk isim olarak göze çarptı.
Aston Martin pilotları ile birlikte George Russell ve Alexander Albon, seansın erken dakikalarında yumuşak lastiklerle piste çıkanlar arasındaydı. Bu farklı lastik tercihleri, takımların veri çeşitliliğini artırarak ayar geliştirme yönünde çok yönlü bir yaklaşım benimsediklerini gösterdi.
Seansın ilk dikkat çeken olayı ise ev sahibi pilot Lance Stroll’ün yaşadığı mekanik sorun oldu. Sol ön süspansiyonunu kırarak kaçış alanında duran Stroll’ün teması düşük açılı olsa da etkiliydi. Olay kırmızı bayrakla kesilmedi fakat tekrar görüntülerde aracın önden kayarak yüksek hızla duvara temas ettiği net biçimde görüldü.
İlk 20 dakikanın ardından George Russell, 1:12.123’lük turuyla zaman ekranlarının zirvesine yerleşti. Seans boyunca da bu liderliğini korumayı başardı. Mercedes cephesinde işler yolunda görünürken, takımın özellikle düşük yakıtla ve yumuşak lastikle attığı turlar, hem tek tur performansı hem de arka denge bakımından güçlü bir noktada olduklarını gösterdi.

Hamilton, Russell’ın yaklaşık yarım saniye gerisinde ikinci sıraya yükselirken, Carlos Sainz ve Isack Hadjar ise ilk dörtte yer alarak etkileyici performanslar sergiledi. Oscar Piastri, yumuşak lastiklerle attığı hızlı turla Lando Norris’i geçerek üçüncülüğe yükseldi; ancak bu turda takım arkadaşının yalnızca 0.007 saniye önündeydi. McLaren’in frenleme dengesinde sıkıntı yaşadığı gözlemlenirken, özellikle Norris’in tutuş sorunları yaşadığı anlar dikkat çekti.
FP1’de yaşanan yakın temaslar, FP2’de de devam etti. Pist üstü trafik birçok pilot için engel olurken, Liam Lawson, hızlı turunda neredeyse bir Alpine aracına çarpıyordu. Franco Colapinto, kariyerinde ilk kez sürdüğü pistte ikinci kez spin attı. Zemin koşullarına hâlâ tam uyum sağlayamadığı açıkça görülüyor. Hadjar ise bir Sauber pilotundan şikâyet ederken, tekrar görüntülerde bir Williams pilotunun yavaş araçlar nedeniyle şikanı kesmek zorunda kaldığı anlar yansıdı.
Bu seans, normal şartlarda uzun sürüş verilerinin toplandığı, yarış simülasyonlarının yapıldığı bir bölümdü. Ancak Montreal’in düşük yol tutuş seviyesi ve arka dengenin kırılgan yapısı, takımları ideal ayarları aramaya itti. Birçok pilot araçların özellikle arka akslarında istikrarsızlık yaşadı. Mercedes, bu alanda en dengeli görünen takım olurken, Aston Martin ve Sauber gibi ekipler denge sorunlarına çözüm bulmakta zorlandı.
Max Verstappen, 11 turluk orta lastiklerle piste döndü ancak yeterli ısıyı üretemediğinden şikanı kesmek zorunda kaldı. Red Bull’un uzun sürüş temposu, şu an için Mercedes ve Ferrari’nin gerisinde görünüyor.
Seansın son bölümlerine gelindiğinde takımlar yarış temposuna geçiş yaptı. İlk altı sırada Mercedes motoru kullanan pilotların yer alması dikkat çekiciydi: Russell, Norris, Antonelli, Albon, Alonso, Piastri. Bu tablo, Mercedes motorunun Montreal’de hem düzlük performansında hem de fren çıkışlarında sağlam bir tablo çizdiğini gösteriyor.
3. Antrenman Seansı Kanada GP’sinde üçüncü antrenman seansı, adeta mini bir sıralama provası niteliğindeydi. Pilotlar, hem yarış hem de sıralama turları için son hazırlıklarını yaparken pist üstündeki olaylar ve değişen lastik stratejileri seansı oldukça hareketli hale getirdi. Özellikle pist tutuşunun artması ve pilotların sınırları zorlamasıyla birlikte Montreal’de tansiyon hızla yükseldi.
Dünkü zorlu günün ardından Franco Colapinto, piste çıkan ilk isimlerden biri oldu. Pistteki hakimiyetini artırmaya çalışan genç pilot, bu sefer seansı sorunsuz bir şekilde başlatmayı başardı. Ferrari cephesinde ise araç üzerindeki son rötuşlar tamamlandıktan sonra Leclerc garajdan çıktı. FP2’de kullanılamayan orta hamur lastiklerle piste çıkan Leclerc’in, hem yarış simülasyonlarını hem de sıralama temposunu aynı seansta tamamlaması gerekiyordu. Aynı lastik tercihi Ocon ve Bearman tarafından da yapıldı.
Pirelli’nin bu hafta sonu getirdiği C4, C5 ve C6 lastiklerle birlikte takımlar farklı stratejiler denemeye başladı. Özellikle Imola ve Monaco’dan sonra gelen analizler, bazı takımların sıralama turları için yumuşak lastiklerden ziyade orta hamuru daha verimli bulduğunu gösteriyor. Bu bağlamda Aston Martin gibi takımlar, hâlâ yumuşak hamuru saklamayı tercih ediyor. Seans sırasında Antonelli sert hamur, Tsunoda orta hamur, Hülkenberg ise yumuşak hamur kullanarak piste çıktı ve böylece üç farklı hamur aynı anda pistte görüldü.
Pistteki ideal çizgi, F1 Academy yarışının ardından temizlenmeye başlamıştı ve bu da tur zamanlarına olumlu şekilde yansıdı.
İlk 20 dakika sonunda Leclerc, 1:12.843’lük derecesiyle liderliğe oturdu. Ancak hemen ardından büyük bir olay yaşandı: Oscar Piastri, son virajda yer alan meşhur “Şampiyonlar Duvarı”na sert bir temas gerçekleştirdi. Aracından bazı parçalar koparken, pist üzerindeki kalıntılar nedeniyle kırmızı bayrak çıktı.

Bu sırada tekrar görüntülerle Nico Hülkenberg’in de son virajda spin attığı ve hem ön hem arka kanadıyla duvara çarptığı ortaya çıktı. Sauber garajı için işler daha da karmaşık bir hâl aldı. Pistin temizlenmesiyle seans yeniden başladı ve pilotlar kalan son yarım saati maksimum verimle değerlendirmeye çalıştı.
Max Verstappen, yumuşak lastiklerle piste çıktı ancak ilk denemesinde dokuzuncu sırada kaldı. Hollandalı pilot, aracının hâlâ dengesiz olduğunu ve limitlerde oldukça fazla çalışmak zorunda kaldığını telsizden bildirdi. Lando Norris ise orta lastiklerle attığı güçlü turla liderliğe yükseldi. Ardından George Russell, yumuşak lastiklerle Norris’i geçerek zirveye yerleşti.
Lewis Hamilton, orta lastiklerle 1:12.279’luk turuyla liderliği devraldı ancak kısa sürede Russell yeniden en üst sırayı aldı ve 1:11’li zamanlara inen ilk isim oldu.
Piastri, hasar gören aracı onarıldıktan sonra tekrar piste dönerken, seansın son anları yoğun trafikle geçti. Bu sırada Hadjar, Colapinto’nun dünkü kazasına benzer şekilde spin attı ve sarı bayraklar çıkarıldı.
Son 10 dakikaya yaklaşırken “Şampiyonlar Duvarı”nın yeni konuğu Oliver Bearman oldu. Son şikanın çıkışında arkasını kaybeden Bearman, aracının sağ arka tarafıyla duvara temas etti. Bu olay FP3’teki temas zincirinin üçüncü halkası oldu.
Seansın finaline doğru Norris, yumuşak lastiklere geçerek Russell’ın zamanını 0.151 saniye farkla geçip liderliğe oturdu. Bu sırada Verstappen, üç kişisel en iyi sektörü birleştirmesine rağmen dördüncü sıradan öteye geçemedi; araç üzerindeki kontrol sorunu belirgin bir şekilde devam ediyor.
Son dakikada Leclerc, mükemmele yakın bir tur atarak Norris’e 0.078 saniye yaklaşsa da zirveyi almayı başaramadı. Böylece McLaren pilotu Lando Norris, Kanada’daki son antrenman seansının en hızlı ismi oldu.
Teknik Yorum: Pistin tutuş seviyesinin artmasıyla birlikte takımlar, gerçek potansiyellerini göstermeye başladı. McLaren, özellikle son sektörde çok güçlü görünüyor. Mercedes motorlu araçlar, hem düzlük hızında hem de frenleme kararlılığında öne çıkıyor. Red Bull’un yaşadığı denge sorunları, özellikle arka aksın zayıf kalmasıyla ilişkili olabilir. Aston Martin’in veri saklama stratejisi dikkat çekici; ancak sıralamalarda lastik seçiminin ne kadar kritik olacağı artık çok daha net.
Sıralama Turları Q1 Sıralama seansının açılışında piste ilk çıkan isimler Williams pilotları olurken, Montreal’deki pist sıcaklığı ve artan tutuşla birlikte hızlı turlar gecikmedi. İlk gerçek referans zamanı Oscar Piastri’den geldi: 1:12.332. McLaren pilotunun liderliği kısa sürse de, seans boyunca ön bölümde kalacaklarının sinyalini verdi.
Fernando Alonso, orta hamur lastikle attığı turla geçici liderliğe yükseldiği sırada dramatik bir an yaşandı. Alex Albon’un aracının motor kapağından parçalar kopunca kırmızı bayraklar sallandı. Mekanik soruna rağmen Albon, seans yeniden başladığında aracıyla piste çıkarak müthiş bir direnç gösterdi.

Son saniyelerde Lando Norris, 1:11.826’lık etkileyici turuyla zirveye yerleşti. Takım arkadaşı Piastri hemen arkasında ikinci olurken, Mercedes-Ferrari ikilisi de güçlü göründü. Q1’in sonunda elenen isimler:
Gabriel Bortoleto, Carlos Sainz, Lance Stroll, Liam Lawson ve Pierre Gasly.
Q2 İkinci bölümde tempo daha da yükseldi. Bu kez sahneye çıkan isim Max Verstappen oldu. Red Bull pilotu hızlı bir turla liderliği aldı, ancak McLaren pilotları hemen arkasına yerleşti. Yine 2-3. sırada yer alan Norris ve Piastri, aracın tek turdaki dengesini sonuna kadar kullanıyor gibiydi.
Son dakikalarda Charles Leclerc, 1:11.626 ile ilk sıraya yükselerek Ferrari cephesine umut verdi. Ancak büyük sürpriz George Russell’dan geldi. Mercedes pilotu, orta hamur lastiklerle daha iyi bir tur atarak seans liderliğini ele geçirdi. Bu, pistin tutuş seviyesiyle lastik tercihinin nasıl fark yaratabileceğinin canlı örneğiydi. Q2’de elenenler:
Yuki Tsunoda, Franco Colapinto, Nico Hülkenberg, Oliver Bearman ve Esteban Ocon.
Q3 Final bölümünde gerilim tavan yaptı. İlk hızlı tur denemelerinde Lando Norris, pistin ilk sektöründe ufak bir hata yapınca liderliği Max Verstappen aldı. Ancak tur zamanları sürekli olarak gelişiyor ve pist, geçiş turlarına daha fazla izin veriyordu.
Seansın son dakikalarında adeta bir fırtına koptu. Sıralamalar sürekli değişirken George Russell, kusursuz bir turla pole pozisyonunu aldı. Mercedes’in uzun süredir bu kadar güçlü göründüğü nadir anlardan biri yaşandı.
Verstappen ikinci sıraya yerleşirken, McLaren‘dan Piastri baskısını sürdürdü.
Yorum: George Russell’ın pole pozisyonu, Mercedes’in geri döndüğünün güçlü bir işareti olabilir. Ancak Verstappen ve McLaren’ler çok yakın. Ferrari yarış temposunda tehdit olabilir ama tek turda hâlâ istikrar sorunu yaşıyor. Yarışta değişken hava, strateji ve lastik aşınması büyük rol oynayacak. Özellikle ilk virajdaki mücadele, Kanada GP’sinin kaderini belirleyebilir.
Kanada Gp Montreal’de beş kırmızı ışığın sönmesiyle birlikte start verilen 70 turluk Kanada GP, sezonun en çalkantılı yarışlarından biri olarak kayıtlara geçti. Zorlu strateji savaşları, genç yıldızların yükselişi ve son bölümde yaşanan McLaren dramı, yarışa damgasını vurdu.
Start – Russell Yerini Korudu, Antonelli Sıçradı Pole pozisyonundaki George Russell, startta Max Verstappen’e karşı yerini korumayı başardı. Arkalarında ise yarışa dikkat çeken bir başlangıç yapan Kimi Antonelli, güçlü kalkışıyla üçüncülüğe yükseldi.
İlk virajlardaki temaslardan biri Franco Colapinto ile Alex Albon arasında yaşandı. Tekerlek tekerleğe mücadelede Albon pist dışına taştı, ancak araca hasar almadan yarışa geri dönebildi.
3. tur itibarıyla Verstappen, Russell ile arasındaki farkı DRS mesafesine kadar düşürdü. Ancak önde giden Mercedes, Red Bull’a geçit vermedi ve Verstappen kısa süre içinde bu mesafeden koptu.
Yarışın başlarında çoğu pilot telsizden lastiklerle ilgili tutunma sorunları rapor etti. Özellikle Lando Norris, bu süreci iyi yöneterek Fernando Alonso’yu geçip altıncılığa yükseldi.
12. turda Red Bull ilk stratejik hamlesini yaptı: Verstappen sert lastiklerle pite alındı. Mercedes ise anında cevap verdi ve George Russell da taze sert lastiklerle piste döndü. Bu sırada McLaren tarafında farklı bir yol izleniyordu: Piastri pite girerken, Norris pistte daha uzun süre kaldı.
Bu süreçte garip bir olay yaşandı: Lewis Hamilton, pistteki bir dağ sıçanının üzerinden geçti ve aracın tabanında hasar meydana geldi. Takım, performans kaybı olduğunu bildirdi.
Yarışın Orta Noktası – Russell Liderliğini Koruyor
35. tur civarı itibarıyla ilk yedi pilotun tamamı pit yapmıştı. Russell liderliğini korurken, Verstappen arkasında, hemen onun arkasında ise etkileyici bir yarış çıkaran Kimi Antonelli vardı.
36. turda Verstappen ikinci kez pite girdi. Pistteki konumunu kaybetmemek için büyük çaba sarf etti ve pit çıkışında Antonelli’ye karşı pozisyonunu korumayı başardı. Genç İtalyan pilot, Verstappen’in yanında belirmesine rağmen tecrübenin karşısında bir adım geride kaldı.
Birkaç tur sonra pit dalgası yeniden başladı. Ancak 48. turda Alex Albon, mekanik arıza nedeniyle aracını pist kenarına çekmek zorunda kaldı. Aracın güvenli bölgede olması sebebiyle yarış hemen yeşil bayraklarla devam etti.
Kısa süre sonra ise Liam Lawson, bilinmeyen bir sebeple pite gelerek yarıştan çekildi.
McLaren Kaosu ve Güvenlik Aracı
66. turda yarışın en çarpıcı anlarından biri yaşandı. McLaren pilotları Oscar Piastri ve Lando Norris, dördüncülük mücadelesi için tekerlek tekerleğe bir mücadeleye girişti. Piastri dar alanda aracını yerleştirerek pozisyonu korurken, Norris temas sonucu önce takım arkadaşının lastiğine ardından da duvara çarptı. Yarış dışı kaldı.
Bu olayın ardından güvenlik aracı devreye girdi. Yarışın bitimine yalnızca 4 tur kalmıştı ve sıralamalar neredeyse dondu.
Güvenlik aracı altında tansiyon yine yüksekti. Russell, telsizden Verstappen’in kendisini geçtiğini iddia etti. Ancak Verstappen ise Russell’ın ani fren yaptığını belirtti. Bu durum yarış sonrası incelemeye alındı ama sonuç çıkmadı.
Russell Kazandı, Antonelli’den İlk Podium Yarış güvenlik aracı altında sona erdi. Böylelikle George Russell, kusursuz sürüşü ve doğru stratejiyle Kanada GP’yi kazanan isim oldu. Mercedes uzun bir aradan sonra galibiyet sevinci yaşarken, Max Verstappen ikinci sırada finiş gördü.
Yarışın sürpriz yıldızı Kimi Antonelli, kariyerindeki ilk Formula 1 podyumunu alarak üçüncü sıraya yerleşti. 18 yaşındaki pilot, büyüklerin arasına girişini resmen ilan etti.

Yarıştan Notlar ve Yorumlar:
• Russell, yarış boyunca hiçbir hataya yer vermedi. Startta yerini korudu, pit-stopları mükemmel yönetti.
• Antonelli, takım arkadaşına yakın tempo sergileyerek potansiyelini bir kez daha gösterdi. Bu performans, Mercedes için geleceğin güvence altında olduğunu gösteriyor.
• Norris’in kazası, McLaren garajında büyük hayal kırıklığına yol açtı. Yarış sonrası takım içi gerilim yaşanabilir.
• Hamilton’ın dağ sıçanıyla çarpışması, F1’de her an her şeyin olabileceğini gösteren ilginç anlardan biriydi.
Formula 1